Tuesday, January 15, 2008

YAŞASIN BENİMDE ŞEKER HAMURUM OLDU:)))

Artık gece rüyamda bile şeker hamuru yoğurur olmuştum kii bugün hazır şeker hamuru alarak ilk denememi yaptım:))) Valla gülmeyin çok kötü takıntı olmuştu bende...Nasıl bişeydir,tadı nasıldır,uğraşmaya değer mi,değmez mi....Yatıp kalkıp düşünüyordum:))) Sonunda elim değdide rahatladım:)) Çooook eğlendim ama. Malesef elimde öyle çeşit çeşil kalıplar,süsleme malzemeleri falan olmayınca ancak bu kadar oldu ama...Bakın bakalım beğenecekmisiniz:))) Kurabiyenin tarifini yarın yazıcam. Artık geç oldu.
-----------------------------------------------------------------------------
Biliyorum çok geç kaldım ama anca vakit bulabildim:)) Kurabiyenin tarifine geçmeden önce sorulan bazı sorulara cevap yazmak istiyorum. Öncelikle şeker hamurunun tadını merak edenler için:)) Daha sentetik bir tat bekliyordum ama düşündüğüm kadar kötü değil. Tabi oldukça tatlı ama bu kurabiye tarifi ile çok uyumlu oldu yani tadının fazlalığı belli olmadı. Ben oldukça ince olarak açıp kapladım o yüzden kolay yenebiliyor ama kalın kaplanırsa sanki ağzınızda çiğ oyun hamuru varmış gibi hissedebilirsiniz. Çünkü bir kurabiyeyi kalın kaplayarak denedim:)) Uğraşması çok eğlenceli hele hele küçük ayrıntıları seviyorsanız. Ama her türlü kalıbınız va malzemeniz tam olmalı ki yaratıcılığınız bir işe yarasın. Yoksa sizde benim gibi acaba napsam diye düşünür durursunuz.:))
Kurabiyenin tarifini ve şeker hamuru ile kaplama kısmını tamamen http://www.pastamalzemeleri.com/ dan yani Berna Hanım'dan öğrendim. Berna hanımın tv deki bir programda yaptığı bir kurabiyeydi. Sade olarak yenebilecek kadar güzel bir kurabiye oldu. Hatta engel olmasaydım eşim yarım tepsiyi sade olarak yiyecekti:))) Sade olarak yapıp eritilmiş çikolata ilede süper kurabiyeler olacağına eminim.. Şeker hamuru sevmiyorsanız bile bu kurabiyeyi deneyin mutlaka. Berna hanım çok teşekkür ederim.
Malzemeler programda gr olarak verilmişti ben kendimce bardak,kaşık ölçülerine çevirdim. Size ikisinide veriyorum. Benim kalıplarım küçük olduğu için bu ölçülerle iki tepsi kurabiye çıktı.
ŞEKER KURABİYE
MALZEMELER:

220 gr tereyağ(ben 1000 grlık tereyağını cetvelle beşe bölmüştüm:)) O yüzden 200 gr kullandım)
110 gr pudra şekeri( Bir su bardağından bir parmak eksik)
400 gr un(Ben 3,5 su bardağı kullandım)
1 adet yumurta
3/4 çay kaşığı kabartma tozu
1/4 çay kaşığı tuz
1 paket vanilya
1 çorba kaşığı süt
Süslemek için:
Şeker hamuru
Gıda boyası
Arjantin şekeri
Bal
Suluboya fırçası:))
YAPILIŞI:
Tüm malzemeleri iyice yoğurun ve dinlenmesi için buzdolabına koyun. -Ben içinde katı yağ olan hamurların merdane ile açılıp kalıplarla kesilirken daha kolay şekil alması için iyice soğutulması gerektiğini bildiğim için böyle yaptım.- İyice soğuyan hamuru merdane ile 1 cm kalınlığında açıp kalıplarla kesin. Yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine dizip daha önceden ısıtılmış 160 derecelik fırında 10 dakika pişirin. Kurabiyeler kızarmayacak beyaz kalacak. Pişen kurabiyeleri fırından çıkarıp soğuması için bırakın. İyice soğuyan kurabiyelerin üzerine fırça ile bal sürüp aynı kalıplarla kestiğiniz şeker hamuru ile kaplayın. Bal burada yapıştırıcı görevi görecek. O yüzden çok sürmemeye dikkat edin kenarlarından akmasın. Daha sonra üzerini istediğiniz şekilde süsleyebilirsiniz.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!

Monday, January 14, 2008

BROKOLİ SALATASI

Bu tarif arkadaşım http://sarimutfak.blogspot.com dan yani sevgili Hande'den. İlk yayınladığı gün denemek istemiştim ama evdeki brokoliler kendinden geçtiği için yapamadım o akşam:)) Ama hep aklımdaydı bende ilk brokoli aldığımda yaptım ve tadını çok beğendim. Yani benim damak tadıma çok uygundu. Ben daha hafif olması için mayonez kullanmadım. Ama eminim mayonezle daha lezzetli olur. Orjinal tarifte mayonez kullanılıyor isterseniz siz de kullanabilirsiniz. Teşekkür ederim Hande. Çok güzel bir tarifti. Sizde her zaman yapılan zeytinyağlı limonlu brokoliden sıkılmışsanız bir de bunu deneyim. Eminim beğeneceksiniz.
MALZEMELER:
Yarım kilo brokoli
3 yemek kaşığı yoğurt
2 yemek kaşığı mayonez
2 çay kaşığı tuz
2 diş sarımsak
1 çay kaşığı kırmızı pulbiber
YAPILIŞI:
Brokolileri yumuşayana kadar haşlayıp süzün. İsterseniz bir bıçakla kıyın isterseniz blenderdan geçirip biraz ufalayın. Yoğurt ,mayonez, doğranmış sarımsak, tuzu bir kasede karıştırıp brokoliye ilave edin. Hepsini karıştırıp kırmızı pul biberle süsleyip servis yapın
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!

Wednesday, January 9, 2008

HAMSİ ÇÖP ŞİŞ

Bu tarifi daha blog aleminden hiç haberim olmadığı zamanlarda nette gezerken görmüştüm. Yıllardır denenecekler arasında bekler durur. Geçen gün eve biraz erken gelince yapayım dedim. Uzun süreceğini düşünmüştüm ama sandığım kadar olmadı. Evde mısır unu kalmadığı için normal unla yaptım ama siz mısır unuyla deneyin. Eminim daha lezzetli olacaktır. 1 kilo hamsiyi bu hale getirmem yarım saat sürdü. Birkaç taneden sonra eliniz alışıyor zaten. Yıllar önce blogcu olacağım belli olmadığı için tarifi kimden aldığımı yazmamışım. O yüzden o arkadaşım kimse kusura bakmasın....Ben yemesi kolay olsun diye ve küçük fritöze sığsın diye kürdanlarda yaptım. Çok şirin oldular. Tam anlamıyla bir mezeydi. Ama siz isterseniz çöp şişlerdede yapıp tavada kızartabilirsiniz.
MALZEMELER:
1 kg hamsi
Mısır unu
Tuz
Kızartmak için sıvıyağ
YAPILIŞI:
Hamsileri temizleyip kılçıklarını çıkarın. Elde ettiğiniz balık filetolarını iyice yıkayıp süzgeçe koyun. İyice süzülen balıkları boylamasına ortadan ikiye ayırın. Tuz ve mısır ununu bir kapta harmanlayın. Temizlediğiniz balıkları bu karışıma bulayıp tek tek rulo yaparak şişlere dizin. (Ben balık kızartmak için sinbo nun bir su bardağı yağ alan küçük fritözünü aldım. Hem yağ ziyan olmuyor hemde kızartma kokusu olmadan balkonda yapabiliyorum.) Balıkları sıcak yağa atıp iyice kızartın. Kağıt havlu koyduğunuz tabağa çıkarıp yağının süzülmesini sağlayın. Bol salata ile servis yapın.
Resmin kusuruna bakmayın biraz bulanık çıkmış:)))
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!!

Tuesday, January 8, 2008

KÖFTELİ MANTARLI PİLAV

Bu aralar kafam çoook yoğun. Yeni yeni şeylerle uğraşıyorum. Yeni takıntım şeker hamurlu pastalar. Günlerdir araştırıyorum,neler yapabilirim,nerelerden neyi temin edebilirim. Bu arada da oğlumun oyun hamurları ile çiçek çalışmaları yapıyorum:)) Bazı arkadaşlarım sayfalarında çok güzel bilgiler veriyor. Onları okuyup kaydediyorum....Bakalım ilk denemem ne zaman olacak:)) Napayım ben ilginç bir insanım. Boşa geçirdiğim her dakika ziyan oluyormuş gibi geliyor. Zaten oldum olası severim ıncık cıncık şeylerle uğraşmayı:))
Yani anlayacağınız iş yoğunluğu bitti ama benim kafa yoğunluğum bitmedi:)) Bu pilavda tamamen uydurmasyon,anne psikolojisi ile yapılmış o yoğun zamanlarda hayat kurtaran bir pilav. Bizimkiler pilavı çok sever ama oğlumun önüne sade pilav koyunca onunla karnını doyurur ve kalkar. O yüzden diğer sevdiği şeyleri ona bir çırpıda yedirmenin en kolay yoluydu bu ama oğlum bidaha mantar koyma dedi:(( Aslında çok güzel olmuştu. Biz beğendik sizde deneyin bakalım beğenecek misiniz?
MALZEMELER:
1 su bardağı pirinç
1,5 su bardağı su yada tavuk suyu
Yarım çay bardağı zeytinyağı
Arzu ettiğiniz kadar mantar
150-200 gr kıyma
1 dilim ekmek içi
1 adet kurusoğan
Karabiber
Tuz
YAPILIŞI:
Kıymayı,ekmeği,rendelenmiş soğanı,tuzu ve karabiberi karıştırıp küçük (fındık büyüklüğünde) köfteler yapın. Pirinci sıcak tuzlu suyla ıslatıp yarım saat bekletin. Suyunu süzüp iyice yıkayın ve süzülmesi için bırakın. Zeytinyağını tencereye koyun. Süzülmüş pirinçleri ekleyip biraz kavurun. Üstüne 1,5 bardak sıcak suyu ve tuzu ekleyip kapağını kapatın. Ocağın altını iyice kısıp suyunu çekene kadar pişirin. Daha sonra altını kapatıp kapağın içine kağıt havlu koyarak dinlenmeye bırakın. Diğer tarafta mantarları ince ince doğrayın. Üzerine biraz limon suyu koyup harmanlayın.Zeytinyağ koyduğunuz tavada ocağı hiç kısmadan pişirin. Böylelikle mantar hiç suyunu bırakmayacak ve kararmayacaktır. Köfteleri zeytinyağında iyice kızartın. Tavayı sallayarak heryerinin kızarmasını sağlayın. Kızarmış köfteleri ve kavurduğunuz mantarları demlenmiş olan pilava ekleyin ve servis edin. Bence yanına başka bir yemeğe hiç gerek yok.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!

Friday, January 4, 2008

YENİYIL YENİ BAŞLANGIÇLAR!!!!!!!!!

Bu ne diye düşünebilirsiniz. Bu benim yeniyıl hediyem!!!!!!!!! Sevgili Burçak'ın düzenlediği yeniyıl yeni başlangıçlar etkinliğini duymuşsunuzdur eminim. Hani bloglar arasında kura çekildi ve herkes 31 Aralık'a kadar birbirine yeniyıl hediyesi yolladı....İşte bu hediyede bana taaa Tekirdağ'dan bir blogcu arkadaşımızdan geldi. Sevgili Duyuşen arkadaşım benim için bu güzel hediyeyi seçmiş ve taaa oralardan bana yollamış. Sayesinde hiç tatmadığımız bir lezzetle tanıştık. Hatta bir kutusunu işyerindeki arkadaşlarıma götürdüm. Çok beğendiler. Blogcu bir arkadaşımdan geldiğini duyuncada tarifini istediler:)) Hiç tanımadığınız birinden hediye almak çok güzeldi. Günlerce kapı her çaldığında acaba kargomu geldi diye heyecanla koştum kapıya. Ben işteyken gelmemesi içinde dualar ettim:)) Cumartesi günü kapı çalınıp size bunu Duyuşen Y. yolladı dediklerinde evet dedim ama bir yandanda acaba diye geçirdim içimden:)) Hemen kutuyu açtım içinden bu güzel paketten iki tane ve güzel bir yılbaşı notu çıktı. Ben hemen arkadaşımın bloguna teşekkür yorumumu bıraktım ama birkezde buradan teşekkür etmek istiyorum. Umarım yeni yıl sevdiklerinle sana çooook güzellikler getirir. Umarım bu yeni başlangıç iyi bir arkadaşlığa dönüşür. Mutlu yıllar mutlu seneler!!!!!!!!!!!!

Monday, December 31, 2007

YENİYIL


Arkadaşlar hepinizi tek tek dolaşıp yeniyılınızı kutlamayı çoook isterdim ama inanın çoook yoğunum. Lütfen beni maruz görün. Hepinizin yeni yılı mutlu,kutlu olsun. Yeni yıl sizlere gönlünüzden ne geçiyorsa onu getirsin.

Sunday, December 30, 2007

PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ 8-AÇMA

Bu haftaki porselen demlik çay saati etkinliğinin ev sahibi http://keskinlininmutfagi.blogcu.com/. Galiba bunada geç kaldım ama yinede daveti geri çevirmek olmaz diye yayınlıyayım dedim:)) Herkes beni affetsin çok yoğunum çoook. Bu tarif hepinizin bildiği portakal ağacı forumdan. Yani tarif defterinden. Orada Ümran Hanımın açması olarak geçiyordu. Çoook övgü almış bir tarifti. Denemeden geçemedim. Çoook güzel bir hamurdu ama bana biraz tatlı geldi. Açmada sorun olmuyor ama ben denediğim diğer poğaça gibi hamurlarda şeker miktarını biraz azalttım.
MALZEMELER:
1 çay bardağı şeker
2 yumurta(birinin sarısı üstüne)
1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvıyağ
1/2 su bardağı ılık su
1 tatlı kaşığı tuz
1 paket yaşmaya
Aldığı kadar un(benim bardağıma göre 4,5 su bardağı un aldı)
İçine sürmek için oda ısısında tereyağ)
YAPILIŞI:
Yaşmayayı ılık su ile karıştırıp mayalanması için bırakın. Diğer malzemeleri ekleyip yumuşak kıvamlı bir hamur yapın. Ele oldukça yapışan bir hamur oluyor. Ben bu yüzden ekmek makinasında mayaladım hamuru. Yoğurduğunuz hamuru ılık ortamda mayalandırın. Mayalanan hamurdan küçük parçalar koparıp elinizle açın ve içine oda ısısında beklemiş tereyağ sürüp açma şekli verin. Tepsiye dizip biraz daha mayalanması için bekletin. Üzerine yumurta sarısı sürüp susam serpin ve 200 derecelik fırında iyice kızarana kadar pişirin.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!

GECİKMİŞ BİR SOBE

Kaç gündür bloğumla ilgilenemiyorum. Merak eden arkadaşlarım oldu. Herkesi dolaşmaya fırsat bulamadığım için burdan haber vereyim istedim. İyiyim arkadaşlar merak etmeyim sadece çoook yoğun bir hafta geçirdim. Malum yıl sonu olunca herkes sayı tamamlamak için bir sürü numune getirdi. Kafamızı kaşımaya fırsat bulamadık:))Bir süre önce http://karabiberinmutfagi.blogcu.com/ arkadaşım tarafından sobelenmiş fakat cevap yazamamıştım. Kendisinden özür dileyerek cevaplarımı yazıyorum..
ISIM VEYA LAKABINIZ: İsmim Naşide. Lakabım kuzenler arasında lahana dır:)) Sabah yataktan kalktığımda lahana gibi kocaman göründüğüm için herhalde:)))
DOGUM YERINIZ: Eskişehir
HOBILERINIZ: En büyük hobim yemek yapmak,sürekli yemek kitapları almak:))Eşim bu durumdan pek hoşnut olmasada....Tv seyretmek. Evde iş yaparken bile tv açık olmalı,onun sesini uzaktanda olsa duymalıyım:)) hatta akşam yemeğini bizim evin evin hallerini izlerken reklam aralarında yapıyorum:)))
EN DEGERLI ÜC SEYINIZ: Eşim,oğlum ve mutlu huzurlu ailem
IDEALINIZ: En büyük idealim çapkın bir adamı evliliğe ikna etmekti,bunuda gerçekleştirdim:)) Şaka bir yana en büyük idealim ev yapımı ürünler yapan küçük bir yer açmak.
ETKILENDIGINIZ BIR KITAP:En son Ayşe Kulin'in Köprü isimli kitabını okumuştum ama çoook uzun zamandır elime yemek kitabından başka birşey almıyorum.
EN SEVDIGINIZ SARKI: Eşimle bizim şarkımız...İste kölennnnnn olayıııımm:)))
GITMEK ISTEDIGINIZ YER: En çok mısır piramitlerini merak ederim.
EN YAKIN ÜC BLOG ARKADASINIZ: Eminim kimse bu soruya cevap vermemiştir. Çünkü burası büyük bir aile. İnsan ailesini az yada çok seviyorum diye ayırabilir mi:))
BURCUNUZ: Tabiki bir mutfak düşkünü olan yengeç
ILGILENDIGINIZ SPOR DALI,YOKSA TUTTUGUNUZ TAKIM: Aslında ben her türlü sporu severek yapabilirim ama ne vaktim var ne de eski hevesim. Fırsat bulabildiğim ilk dakikada koltuğa bacaklarımı uzatıp yatmaktan başka birşey düşünemeyecek kadar yorgunum:))
IDEAL BIR KADIN NASIL OLMALI: İdeal bir kadın sessiz,sakin,herşeye evet sen bilirsin hayatım diyebilen bir kadın olmalı:)))He hee şaka şaka... İdeal bir kadın hem becerikli,hem ilgili,iyi bir anne,iyi bir eş,sabah 7 den gece 12 ye kadar pes etmeden çalışabilecek kadar uzun süreli pile sahip bir robot olmalı:))
IDEAL BIR ERKEK NASIL OLMALI: Tabiki eşim gibi olmalı:))
TEKNOLOJININ GELISMESI OLUMLUMU OLUMSUZMU: Gerekli yerde gerekli sekilde kullanilirsa olumlu..
ICAT EDILMESEYDI NE YAPARDIM BILMIYORUM DEDIGINIZ SEY: Çamaşır makinesiiiii. Çünkü kendimi elimde çorap yıkarken hiç hayal edemiyorum:(((
INSANLARIN SÖZLERINE MI YOKSA GÖZLERINE MI INANMALI: Sıra konuşmaya gelince herkes kendine göre doğru olanı çoook güzel anlatır. Ama o insan yalan söylüyorsa bunu en güzel gözleri anlatır.
HAYATTAKI SEVINC KAYNAGINIZ: Oğlum..Son zamanlarda çok acı olaylar yaşadım. Eğer o olmasaydı ....
HAYATTAKI EN BÜYÜK KORKUNUZ: Babam öldükten sonra en büyük korkum yıllarca annemi kaybetmek oldu. Geceleri kalkıp nefes alıp almadığına bakarak büyüdüm. Onu kaybedeli bir yıl oluyor...Şimdi aynı korkuyu eşim ve oğlum için yaşıyorum. Eşim eve beş dakika geç kalsa kalbim hızla atmaya başlıyor. Ya başına birşey geldiyse diye:((
MANTIK EVLILIGI MI YOKSA ASK EVLILIGI MI: Ben kesinlikle aşık olarak evlendim. Hani derler ya aşık olunca aklın bir karış havada olur diye. Aynen öyleydim:))) Hiçbir zamanda pişman olmadım.
EN SEVDIGINIZ YEMEK: Tam anlamıyla bir et canavarıyım.
EN SEVMEDIGINIZ YEMEK: Herşeyi yiyebilirim ama kokokerç hiç tadamadım mesela:))
BLOG SAHIBI ILE ILGILI DÜSÜNCELERINIZ: Blog sahibi çoook yeni ve gencecik bir arkadaşım. Çok yakından tanımıyorum ama her fırsatta uğruyorum.

Tuesday, December 25, 2007

TARÇINLI LOKMA

Hayırlısıyla bir bayramı daha geride bıraktık. Hepinizin geçmiş bayramını kutluyorum. Aslında bu tarifi bayram öncesinde yapmıştım ama yayınlamaya sıra gelmedi. Tarif Oktay Usta'nın kitabından. Ben ilk defa lokma yapmayı denedim. Çünkü çok zor olduğunu düşünürdüm:)) O yüzden hiç lokma yapmamış biri olarak en kokusuzca denenebilecek tarif Oktay Usta'nındı:))) Ama gözümde büyüttüğüm kadar değilmiş. Tamamen el alışkanlığı ile yapılacak pratik bir lezzet. Benimkiler tam lokma gibi olmasada ilk defa deneyen biri için fena olmadırlar galiba. Siz ne dersiniz?
MALZEMELER:
Hamuru için:
Yarım paket yaş maya
1 adet yumurta
1 çay kaşığı tuz
2,5 bardak un
2 adet karanfil
Su
Şerbeti için:
3 su bardağı toz şeker
2 su bardağı su
Dörttebir limon suyu
YAPILIŞI:
İlk önce karanfili havanda döverek toz haline getirin. Mayayı ılık su ile eritip kabarması için bırakın.Bir bardak suda tuzu eritin,yumurtayı kırın,mayayı ve diğerlerini una karıştırarak hamuru hazırlayın. kek hamurundan biraz daha yumuşak bir hamur olacak. Üstünü örtüp mayalanması için bırakın. Bu arada şerbeti hazırlayın. Şerbeti 10 dakika kadar kaynatmanız gerekiyor ki kıvamlı bir şerbet olmalı. Şerbeti hazırlayıp soğumaya bırakın. Bir tavaya bolca yağ koyun. Mayalanmış hamurdan elinizle alıp sıkarak çıkan top şeklindeki hamuru sıvıyağa batırılmış kaşıkla alıp sıcak yağa atın. Karıştırarak iyice kızartın. Kızaran hamurları soğumuş şerbete atıp karıştırın. Şerbeti içine çektikten sonra servis tabağına alın. Üzerine toz tarçın serpip servis yapın.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!

Saturday, December 15, 2007

YE#29 ZEYTİNYAĞLI PIRASA SARMASI

Kaç gündür aklımdaydı pırasa sarmak. Acaba kolay olurmu diye düşünüp duruyordum. Aysel'in etkinlik konusunun zeytinyağlılar olduğunu okuduğumdan beri etkinliğe yaparım diyordum. Evet yaptım ama bir sorun iyimi ettim:)) Aslında iyi ettim çünkü tadı çok güzeldi. Mutfağım yeni bir lezzetle tanıştı ve tanıştığına hiç pişman olmadı:)) Ama gelelim yapımına..... Daha kolay bir yolu varmıydı bilmiyorum ama benim denediğim sarma metodu adeta bir sabır işiydi. Valla bir tencere dolusu yaprak sarsam bu kadar yorulmazdım herhalde:)) Şaka şaka.... Ama gerçekten insanı çoook oyalıyor. Denerseniz aklınızda olsun:)))
MALZEMELER:
Çoook kalın pırasa:))
1 su bardağı pirinç
2 adet kurusoğan
2 adet kesme şeker
2 yemek kaşığı salça+1 kaşık suyu için
Tuz
Nane
Karabiber
YAPILIŞI:
Öncelikle kurusoğanları ince ince doğrayıp zeytinyağında kavurun. Tabi kesme şekeride ekleyin. İçine pirinci koyup kavurmaya devam edin. Salçayı ilave edin. Tuzunu ekleyin. Bir su bardağından iki parmak eksik sıcak su koyun ve pişmeye bırakın. Yine az pişmiş pirinçler olacak ki sararken de pişecek. Pişince baharatlarını ekleyip demlenmeye bırakın. Pırasanın beyaz kalın kısımlarından birbuçuk karışlık parçalar kesin. Bıçakla boyuna kesikler atıp iç içe olan pırasalları tek tek açın. Sıcak su koyduğunuz tencerede biraz yumuşayana kadar haşlayın. Süzüp soğuk sudan geçirin ki pişmesi dursun ve iyice yumuşamasın. Hazırladığınız içten küçük bir parça alıp kenarına koyun ve pırasayı üçgen şeklinde katlayın. Sürekli köşelerini üçgen katlayarak muska böreği gibi sarın. Tencereye dizip üstüne bir tabak kapatın. Bir kaşık salçayı su ile açın ve tencereye dökün. Kısık ateşte kontrol ederek pişirin.
NOT: Haşlanan pırasanın içinde beyaz yapışkan bir tabaka oluşuyor. Sararken onları elinizle temizleyin.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!

YE#29 ZEYTİNYAĞLI BEZELYE


Birisi gelip bana bezelye zeytinyağlı güzel olur deseydi sadece gülerdim herhalde. Taki iki sene önce işyerinde imkansızlıklarla yapılan zeytinyağlı bezelyeyi yiyene kadar. Hoş o zeytinyağlı bile değildi ama inanılmaz lezzetli gelmişti bana. Ben yinede ilk göz ağrım olan kıymalı bezelye ve yanında pilavdan vazgeçemesemde ara sıra zeytinyağlıda yapıyorum. Sizde hiç yemediyseniz bir şans verin. Eminim beğeneceksiniz.....
MALZEMELER:
1 kilo bezelye
1 adet havuç
1 adet patates
1 adet kurusoğan
2 adet kesme şeker
Tuz
Zeytinyağ
Salça
YAPILIŞI:


Kurusoğanı yemeklik doğrayın. Havucu küçük küpler halinde doğrayın.Zeytinyağı ve kesme şekerle iyice kavurun. Salçayı ekleyin.Çiğ bezelyeyi ekleyip biraz daha kavurun. En son patatesi ekleyip suyunu ilave edin. Tuzunuda atıp kapağı kapatın. Kısık ateşte sebzeler pişene kadar pişirin. Benim resimde havuçlar nerde derseniz evde havuç kalmamış napayıııım:)))
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!

YE#29 ZEYTİNYAĞLI BİBER DOLMASI

Bu ayki etkinliğimiz zeytinyağlı yemekler. Ev sahibimiz sevgili Aysel . Benim için inanılmaz güzel bir konuydu. Çünkü ben evde herşey için sadece sızma zeytinyağı kullanıyorum. Tarifi yayınlamak için geç kaldım galiba ama yinede yazmadan geçemedim. Eğer Aysel kabul ederse yayınlar diye:))) Hatta tarifimin biri hala tencerede pişmekte. Bakalım yetişirse onuda yayınlarım artık:)))
MALZEMELER:
Dolmalık biber(küçük olanlardan)
2 adet kurusoğan
1 su bardağı pirinç
Yarım su bardağı iri kıyılmış ceviz içi (neden ceviz derseniz dolmalık fıstık çooook pahalı çünkü:))) Hem cevizde çok yakışıyor.
Kuş üzümü
Nane
Karabiber
Kırmızı pul biber
Dereotu
Tuz
2 adet kesme şeker
Yarım su bardağı su
Maydonoz
Zeytinyağı
YAPILIŞI:
Kuru soğanları küçük küçük doğrayın. İki adet kesme şeker ile birlikte zeytinyağ koyduğunuz tencerede karemelize olana kadar kavurun. Yıkayıp süzdürdüğünüz pirinçleri ilave edip kavurmaya devam edin. Yarım bardak sıcak suyu ekleyip kapağını kapatın. Ocağı kısıp pilav gibi pişirin. Pilav kadar su konmadığı için pirinçler biraz diri kalacak. Suyunu çekince içine baharatları,kuşüzümünü,cevizi ekleyip karıştırın. Demlenmeye bırakın. Diğer yanda dolma biberlerin saplarını çıkarıp iyice yıkayın. Ters çevirip dizin ve suyunun süzülmesini bekleyin. Demlenen iç harcı biberlere doldurun. Tencereye dizin. İsterseniz üstüne domates kapatabilirsiniz. Biraz zeytinyağı gezdirin. Biberlerin yarısına kadar sıcak su ekleyip kısık ateşte pişirin. Pişip pişmediğini kontrol ederek gerekirse su ekleyebilirsiniz. Benim favorim piştiğinde tencerede hiç su kalmamasıdır.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!

Wednesday, December 12, 2007

HAMUR KIZARTMASI VE PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ 7

Buda yine bir etkinlik tarifi. Bu aralar o kadar çok etkinlik varki inanın yetişemez oldum. Bu seferki etkinliğin ev sahibi http://baharhabercisiyim.blogcu.com .Etkinliğin adı porselen demlik çay saati etkinliği olunca bu hamurlar iyi gider diye düşündüm. Yanına domates,peynir,zeytin...ooh mis gibi bir çay menüsü:))) Hazırladığım ana resmi yayınladım diye silmişim yanlışlıkla pcden. O yüzden sadece yapım aşamalarını yayınlıyorum.Kusura bakmayın artık:)))
MALZEMELER:
Yarım su bardağı yoğurt
1 yumurta
Yarım paket kabartma tozu
Çay kaşığının ucu ile karbonat
Aldığı kadar un
Tuz
YAPILIŞI:
Tüm malzemeleri iyice yoğurup kulam memesi kıvamında bir hamur elde edin. Unlanmış zeminde oklava ile 1 cm kalınlığında açın. İster kalıplarla isterseniz bıçakla kesin. Önceden ısıttığınız bol yağda arkalı önlü kızartın. Yanında kahvaltılıklar ve çay ile servis yapın.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!

Sunday, December 9, 2007

SÜRPRİZ MUFFİN VE PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ 6

Bu tarif porselen çay saati etkinliği 6 yı düzenleyen arkadaşım http://guldencehobi.blogcu.com için. Aslında etkinliğin başında davet etmişti ama ben bir türlü katılmaya fırsat bulamadım malesef. Umarım geç kalmamışımdır:((
MALZEMELER:
2 yumurta
125 gr tereyağ
1 su bardağı şeker
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 su bardağı süt
2-2,5 bardak un
İçi için krem çikolata
YAPILIŞI:
Yumurta ve oda ısındaki tereyağı krema kıvamına gelinceye kadar çırpın. Daha sonra şekeri ve sütü ilave edin. Tüm kuru malzemeleri karıştırıp eleyerek ekleyin. Kağıt koyduğunuz yada yağladığınız muffin kalıplarına dökerek önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişene kadar yaklaşık 15-20 dakika pişirin. Fırından çıkarıp soğumaya bırakın. Soğuyan keklerin üstünden küçük bir bıçak yardımı ile huni şeklinde kapak çıkarın. Açtığınız boşluğu çikolata ile doldurun. Çıkardığınız kapağın altını düzleyerek yerine yerleştirin. İsterseniz üstünü şeker hamuru yada krema ile süsleyebilirsiniz. Ben vaktim olmadığı için yapamadım...
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!!!

Thursday, November 29, 2007

KABAK TATLISI

Eveeet karşınızda türk mutfağının ünlü lezzetlerinden kabak tatlısı. Soyması zor olmasa herzaman yapılabilir ama....Şimdi pazarlarda hazır soyulup dilimlenmişi bile var ama bıçak değen her meyve sebze gibi kabakta vitamin kaybına uğruyordur diye ben eski usul kabuklu almaya devam ediyorum. Allahtan soyma işini eşim yapıyorda bana sadece pişirmesi kalıyor. E o kadarınıda yapsın ama dimi yani:)) Bazı şeyleri elde etmek için haketmek lazım:)))
MALZEMELER:
1 kilo balkabağı
Yarım kilo şeker
YAPILIŞI:
Kabakların kabuğunu soyup büyük büyük dilimlere ayırın. Tencereye bir sıra kabak bir sıra toz şeker koyarak yerleştirin. Tencerenin kapağını kapatıp ocağa koyun. Ama uzun süre ayrılmayın ki her an taşabilir:)) Şeker tencerenin buharı ile tamamen eriyip kabaklar biraz kaynayınca tencerenin kapağını açın. Asla kaşık gibi şeylerle karıştırmayın. Ara sıra tencereyi saplarından tutup silkeleyin. Kabaklar yemeye yakın kıvama gelince tencereden alıp fırın tepsisine dizin. Kalan şerbeti üstüne boşaltın ve önceden ısıttığınız 200 derecelik fırında hafif kızarıp şerbeti karemelleşinceye kadar pişirin. İyice soğutup bol cevizle servis yapın.
NOT: Ben pazardan 2.5 kiloluk kabak aldığımda kabukları ve çekirdekleri çıkınca 2 kilo kaldığını düşünerek 1 kilo yani 5 su bardağı toz şeker koyuyorum.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!

Tuesday, November 27, 2007

HAŞHAŞLI GÖZLEME VE PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ

Ölüm ne kadar yakınımızda değil mi? Ama hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarız genelde. İnsanoğlu her türlü acıyla yaşamasını ne kadar çabuk öğrenir. En iyiside bu zaten. Ya acılarımızı hiçbir şekilde örtemeseydik. Hayata devam edemeseydik....Düşünün bir kere etrafımızda ne kadar çok acılı insan olurdu. Yaşanan acılar hiç unutulmuyor ama herşeye rağmen hayat devam ediyor.
Sevgili arkadaşım http://yenitadlar.blogcu.com bu haftaki porselen demlik çay saati etkinliğine ev sahipliği yapıyor ve benide davet etti. E bende davete kendisini kırmayıp katılmak istedim. Sayfasında çok güzel tarifler yayınlanmış. Lütfen sizde ziyaret edin.....
MALZEMELER:
Hamuru için:
Un
Su
Tuz
İç harcı için:
Çekilmiş haşhaş
Sıvıyağ
YAPILIŞI:
Un,su ve tuzu bir kapta karıştırarak kulak memesi kıvamında bir hamur yoğurun. Üstünü örterek bir süre dinlendirin. Diğer taraftan çekilmiş haşhaşı sürülebilecek kıvama gelene kadar sıvıyağ ile açın. Hamuru büyük bir yuvarlak oluşturacak şekilde açın. İçine iç harcı sürüp rulo yapın. Bıçakla üç parmak kalınlığında parçalar kesin. Her parçayı kesik kısmı alta gelecek şekilde koyup unladığınız zeminde açın. Çok az sıvıyağ koyduğunuz tavada her tarafını kızartıp tepsiye alın. Üstüne kapak kapatıp ılınınca servis yapın. Yanında kahvaltılık peynir,zeytin ve çayla nefis olur:)))
NOT: Ben evde kalan haşhaşı bitirmek için çok fazla koydum. Ama açarken çok zor oluyor. Siz denerseniz resimdeki kadar haşhaş koymayın:)))
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!

Saturday, November 24, 2007

BAŞIMIZ SAĞOLSUN:(((

Dünden beri blogumu açmamış kimseye uğrayamamıştım. Bugün aşağıdaki tarifi girmek için oturdum bilgisayarımın başına. Tarifi yayınlayınca arkadaşlarıda dolaşayım dedim. Keşke hiç açmamış hiç okumamış hiç duymamış olsaydım.
Büyüleyen mutfak kokusu yani esra öğretmenimizi kaybetmişiz:((( İnanılır gibi değil...Kendisini hiç görmedim. Sesini hiç duymadım ama o güzel yorumları ile hep yanımda oldu. Boğazıma birşey düğümlendi sanki duyunca.
Demekki insan hiç tanımadığı biri için bile göz yaşı dökebilirmiş.....
Ama artık söylenecek birşey yok. Herşey allahtan...Kendisine allahtan rahmet tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum... Allah rahmet eylesin....

ISPANAKLI GÖZLEME


Eveeeeet bu da benim ıspanaklı gözlemem. Ben bayılırım ıspanakla yapılan her türlü hamur işine. Ama ıspanağın kavrularak yapıldığı börekleri o kadar çok sevmiyorum. Bence ıspanak böreğe çiğ olarak konmalı. Böyle olunca daha çok ıspanak tadı alıyorum çünkü:)) Bu gözlemenin içinde maya olduğuna bakmayın. Hamuru yoğurunca mayalanmasını beklemiyorsunuz. Maya sadece pişerken daha puf puf ve yumuşak olmasını sağlıyor. Acil misafirler için bile yapılabilecek pratik bir tarif.
Bu sefer üzülerek ölçü veremiyorum. Çünkü ben hamur yoğururken ölçü kullanmam:)) Bu gözlemeleri yaparkende işten eve çooook aç bir şekilde gelmiştim. O yüzden ölçmeyi unutmuşum:)) Kusura bakmayın artık....
MALZEMELER:
Hamuru için:
Un
Tuz
Su
Çok az maya(1 tatlı kaşığı kadar toz maya)
İçi için:
Yıkanıp doğranmış ıspanak yaprağı
Tuz
Beyaz beynir
YAPILIŞI:

Hamur malzemelerini karıştırıp kulak memesi kıvamında bir hamur hazırlayın:)) Küçük bezelere ayırıp unlu bir kabın içine koyun. Üzerini bezle örtüp iç harcını hazırlayana kadar dinlendirin. Diğer yandan iyice yıkayıp kuruttuğunuz ıspanakları bir kaba alın üzerine çok az tuz serpin. Elinizle hafifçe ovuşturarak acılığının gitmesini sağlayın. Daha sonra beyaz peyniri ekleyip iyice karıştırın. Dinlenen bezelerden birini unlu tezgahta daire şeklinde açın. Yarısına iç harcı koyup diğer yarısını üzerine kapatın. Elinizle kenarlarını iyice bastırın. Çok az yağlanmış teflon tavada iki tarafını iyice kızartın. İsterseniz yağsız tavada yada saç üstünde pişirip daha sonra üstüne tereyağ sürüp servis yapabilirsiniz. Yanında bol köpüklü ayranla servis yapın:))
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!

Tuesday, November 20, 2007

KUMRU POĞAÇA


Bu tarif chef's dergisi mayıs 2007 sayısından. Aslında sana hamurişi tanıtımı için yazılmış bir tarif ama ben eve margarin sokmadığım için her zamanki gibi tereyağ ile yaptım:)) Verilen ölçülerden iki tepsi çıkıyor yani çoook bereketli bir hamur. Normal mayalı poğaçalardaki mayalanma faslı olmadığı için acil misafirler için bile yapılabilecek pratik ama lezzetli bir tarif. Üstelik pizza tadında kıyır kıyır poğaçalar oluyor. Denemenizi tavsiye ederim...
MALZEMELER:
Hamuru için:
250 gr tereyağ(oda ısısında)
1 yumurta
1 kahve fincanı süt
1 kahve fincanı yoğurt
1 yemek kaşığı toz şeker
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
İç harcı için:
2 adet uzun sosis
2 kalın dilim salam
1 adet parmak sucuk
1 tatlı kaşığı kekik
Üzeri için:
1 yumurta sarısı
Susam,haşhaş,çörekotu
YAPILIŞI:

Oda sıcaklığındaki tereyağı,yumurtayı,sütü,yoğurdu,şekeri,kabartma tozunu ve aldığı kadar unu bir kapta iyice yoğurarak hamuru oluşturun. Ele yapışmayacak kıvama gelene kadar un ekleyebilirsiniz. Sosis,salam ve sucuğu ince şeritler halinde kesip kekikle karıştırarak iç harcı hazırlayın. Hamurdan küçük bezeler koparıp elinizle açtırın ve içine harçtan koyup kenarlarını kapatın. Poğaça şekli vererek yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine aralıklı olarak dizin. Üzerine yumurta sarısı sürüp susam,çörekotu serpin. Önceden ısıtılmış 185 derecelik fırında üzerleri kızarana kadar pişirin. Sıcak sıcak servis edin.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!!!

Monday, November 19, 2007

HİNDİSTAN CEVİZLİ KURABİYE


Bu tarif gazetelerin yıllar önce verdiği eklerden. Kabul günü adında bir dergi:)) Bu ölçülerle çok fazla kurabiye oluyor. Ama tadı öyle güzel olmuştu ki hindistan cevizi sevmeyen eşim bile bayıldı ve ben bir haftada iki kere yapmak zorunda kaldım. Kesinlikle güvenerek verdiğim bir tarif,gönül rahatlığı ile deneyebilirsiniz....
MALZEMELER:
250 gr tereyağ
2 yumurta
3,5 su bardağı un
6 çorba kaşığı pudra şekeri
4+4 çorba kaşığı hindistan cevizi
1 paket kabartma tozu
YAPILIŞI:

Yumurtaların sarılarını aklarından ayırın. Tereyağını eritip soğutun. Pudra şekerini,yumurta sarılarını ve hindistan cevizini tereyağına ekleyip karıştırın. Un ve kabartma tozunu ekleyip yoğurun. Hamurdan küçük parçalar koparıp yuvarlayın. Önce çırpılmış yumurta akına sonra hindistan cevizine batırıp yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine aralıklı olarak dizin. 180 derecelik fırında hafif pembeleşene kadar pişirin. Yaklaşık 20 dakika. Fırından çıktığında çok yumuşak oluyorlar o yüzden soğuyana kadar yerinden kıpırdatmayın.
Not: Yumurta aklarının ziyan olmaması için ben bir tanesinin akını hamura ekledim:))
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!