Wednesday, February 20, 2008

HAŞHAŞLI ÇÖREK

Hafta sonu çaya gelecek misafirlerime yapmıştım ama kar nedeniyle gelemeyince hepsi bize kaldı:)) Bir Eskişehir'li olarak vazgeçilmezimizdir haşhaşlı. Ne şekilde olursa olsun....Ben bu sefer herkesin bildiği haşhaşlıya farklı bir sunum getirmek istedim. Hem serviside kolay olur dedim. Bence güzel olmuştu ya sizce:)))
MALZEMELER:
Yarım kg un
Yarım paket yaş maya
Tuz
Su
Çekilmiş haşhaş
Sıvıyağ
İstenirse ceviz içi
Yumurta sarısı
Susam
YAPILIŞI:
Öncelikle un,su,tuz ve maya kullanılarak hamur hazırlanır ve ılık bir ortamda mayalanması için bırakılır. Çekilmiş haşhaş sıvıyağ ile akışkan bir kıvam alana kadar inceltilir. Mayalanmış olan hamur unlanmış tezgahta çok ince olmayacak şekilde açılır. İnceltilmiş haşhaş heryerine sürülüp çekilmiş ceviz dökülür. Hamur kol böreği şeklinde rulo yapılır. Üç parmak kalınlığında parçalara ayrılır. Her parça çekip uzatılarak kendi etrafında döndürüldükten sonra kağıtların içine yerleştirilir. Üzerine yumurta sarısı sürülüp susam ekilir. Önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında kızarana kadar pişirilir.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!

Monday, February 18, 2008

MANTARLI BÖREK

Günlerdir yağması beklenen kar sonunda yağdı. Ülkemiz için iyi olacak tabiki,en azından barajlar dolacak,toprak beslenecek...Ama bugün işe gidişimiz adeta bir işkenceydi. Belli bir saate kadar evden dışarı çıkamadık. Tüm yollar buz kaplıydı. Kısaca yüreğimiz ağzımıza geldi. Dolmuşlar öğlene kadar çalışmadı. Dışarıda keskin bir ayaz var... Rabbim bu havada dışarıda aç,açık kalanlara yardım etsin. Dayanılır gibi değil. Yol boyunca sürü olarak gezen aç kuşlar,köpekler gördük. Hepsi yollara inmiş yiyecek birşeyler arıyordu:(( Allah bilir görmediğimiz ne insanlarda var bu durumda. Bu gece sıcacık evimde oturmak bana hiç huzur vermiyor malesef....Rabbim hayırlısını versin ne diyeyim...
Bu tarif yıllardır severek yaptığım bir börek. Sofra dergisi 1998-Şubat ayı Emine Beder'in tarifi. Mantarı seviyorsanız deneyin pişman olmazsınız...
MALZEMELER:
250 gr mantar
2-3 çorba kaşığı sıvıyağ
2-3 adet sivribiber
1 adet domates
4 çorba kaşığı kaşar peyniri rendesi
1 adet yumurta
2 çorba kaşığı tereyağ
1 su bardağından bir parmak eksik süt
3 adet yufka
Tuz
Karabiber
Susam
YAPILIŞI:
İlk önce iç harcı hazırlayın. Bunun için mantarları küçük küpler halinde kesin. Kararmaması için limon suyu ekleyip sıvıyağ ile iyice soteleyin. Mantar suyunu salıp iyice çekince ince doğranmış sivri biberi ilave edin. 2-3 dakika sonra kabuklarını soyup doğradığınız domatesi ekleyin. Tuzu,karabiberi ekleyip biraz daha kavurun. Tavayı ocaktan alıp soğumaya bırakın. Ilıdığı zaman içine kaşar rendesini ekleyip iyice karıştırın. Başka bir kapta yumurta akı,süt ve eritilmiş tereyağı iyice karıştırın. İlk yufkayı serip içine harçtan bolca sürün ve yufkayı ikiye katlayın. Yarım daire şekline gelen yufkayı altı eşit üçgene bölün. İç harcı koyup sigara böreği gibi sarin. Yağlanmış tepsiye dizip,üzerine yumurta sarısı sürün,susam serpin. Önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında kızarana kadar pişirin.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!

Thursday, February 14, 2008

SEVGİLİLER GÜNÜ PASTASI:))

Aşkııııııım seni çoooook seviyorum....İyiki benimlesin,iyiki bana aitsin,iyiki varsın. Sen benim herşeyimsin. Varolma sebebim,yaşama sevincimsin...Sevgililer günün kutlu olsun!!!!!!!!!!!!!!
--------------------------------------------------------------------
Şeker hamurunu aldığımdan beri içim içimi yiyiyor pasta yapmak için. Ama yaptığımda boş kalori olmasın bir işe yarasın diye düşündüğüm için bekliyordum açıkçası. Doğum günlerimiz hep yaz aylarına denk geliyor,allahtan böyle bir gün icat etmişlerde bana da bahane oldu:))) Veee karşınızda ilk şeker hamurlu pastam.....
Öncelikle şeker hamuru hakkında yazdıkları bilgilerden çoook yararlandığım arkadaşlarıma burdan teşekkür etmek istiyorum. Tüm bildiklerini o kadar ayrıntılı anlatıyorlar ki bende satır satır kaydediyorum. Günebakantarlaları,Pastacı Burcu,Hanimiş,Ebru Akın ve Emel Başdoğan'ın şeker hamurlu pastalar kitabı en büyük yardımcılarım oldu. Hadi sizde pastamı eleştirin bakalım hatalarım neler. Bende ona göre düzeltmeye çalışırım:))
Bu ayki etkinlik konusu Aşık eden tarifler ve ev sahibi Kuşun mutfağı. Bu tarifimi etkinlik için yayınlıyorum ve ev sahibinede kolaylıklar diliyorum.

MALZEMELER:
Pandispanyası için (Tarif günebakan tarlalarından)
18 cm'lik yuvarlak kalıp için
3 yumurta
10 yemek kaşığı toz şeker
10 yemek kaşığı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
YAPILIŞI:
Yumurta,vanilya ve şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpın. Kuru malzemeleri bir kapta karıştırıp eleyerek yumurtaya ekleyin. Yağlı kağıt koyduğunuz kalıba boşaltıp önceden ısıtılmış 175-180 derecelik fırında kürdan kontrolü ile pişirin. Pandispanya bir gün bekletilirse daha kolay kesiliyor ve lezzetide iyice oturuyor. Pişen keki tel ızgaraya ters çevirerek koyun ve soğumasını bekleyin. Soğuyan keki streç filmle kaplayıp bir gece buzdolabında yada oda ısısında dinlendirin. Kullanacağınız zaman keki traşlayıp 3 eşit parçaya ayırın.
Ara kreması için (Tarif Emel Başdoğan'ın vanilyalı kreması)
Kitaptakine göre yarım ölçü hazırladım o şekilde yazıyorum
1,5 su bardağı süt
Yarım su bardağı toz şeker
1 yumurta
1 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı nişasta
1 paket vanilya
Yarım kutu süt kreması
YAPILIŞI:
Vanilya ve krema haricindeki tüm malzemeyi iyice karıştırıp sürekli karıştırarak muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin. Ocağı kapatıp vanilyayı ekleyin. Krema iyice soğuyunca kremayı ekleyip iyice çırpın.
İçi için
Damla çikolata
Muz
Dış kaplaması için
Fildişi kuvertür
Yarım kutu krema
YAPILIŞI:
Kremayı bir kaba koyup kaynama ısısına gelene kadar ısıtın ama sakın kaynatmayın. Krema iyice ısınınca ocağı kapatın ve içine ufak parçalara ayırdığınız çikolatayı koyup karıştırarak eritin. Buzdolabına koyup koyulaşmasını bekleyin.
En dış kaplama için
Yumruk büyüklüğünde beyaz şeker hamuru
Arjantin şekeri
PASTANIN BİRLEŞTİRİLMESİ
Keki üç parçaya ayırın. Ara kremasını ikiye bölüp yarısına muzu küpler halinda doğrayarak ekleyip iyice karıştırın ki muzlar kararmasın. Kekin her katını soğuk sütle ıslatın. Kremanın sade kısmını ilk kek parçasının üstüne yayın. Damla çikolata koyun. Diğer keki üstüne koyup ıslatın. Kalan muzlu kremayı koyun. Kalan kekide koyun ve pastayı kapatın. Soğuyan ganajla iyice kaplayıp buzdolabına kaldırın. 2-3 saat dinlenmesi gerekiyor. Ganaja dokunduğunuzda elinize yapışmayan bir tabaka olduğunda dolabtan çıkarın ve şeker hamuru ile kaplayıp istediğiniz şekilde süsleyin.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!!

Wednesday, February 13, 2008

3 GECİKMİŞ SOBE!!!!!!!!!!!!!

Uzun zamandır arkadaşlarım beni sobeliyorlar ama ben yoğunluktan bir türlü cevap yazamıyorum. Ama bilsinlerki hiç birini unutmuyorum. Gerçekten yoğunum ve fırsat bulamıyorum. Bazen tariflerim bile kaydettiğim sırayla yayınlanıyor. Lütfen bana kırılmayın oldumu....Hepinizi çok seviyorum:)))
İlk sobe yeniyıl etkinliğinde tanıdığım arkadaşım Duyuşen yani http://sanalkadraj.blogspot.com
Yemek olsam...Her türlü yemeği severek yerim ama en çok sevdiğim lezzetler tuzlu olanlardır.Tatlıyla pek işim olmaz yani:))
Müzik aleti olsam...Klasik müzik dinlemeyi çok seviyorum. Sanki beni sakinleştiriyor,dinlendiriyor. O yüzden piyano olurdum herhalde
Aylardan....İlkbaharı çok severim.Hani derler ya nisan mayıs ayları gevşer gönül yayları. Aynen benimde içim içime sığmaz o havaların yeni ısınmaya başladığı zamanlarda.
Ayakkabı olsam...Hani şöyle çivi topuklu,taşlı,süslü püslü ayakkabılar vardır ya çok severim onları ama bütün gün ayakta olduğum için giyemem:(( Giyemesemde almayı çok severim. Ben bir ayakkabı delisiyim çünkü:))
Kıyafet olsam...İşim gereği sürekli spor giyiniyorum. Çokda seviyorum. Ama hep isterdim şöyle takım elbiselerle cici bici ayakkabılarla bakımlı tırnaklar ve fönlü saçlarla çalışmayı. Ama masa başında uzun süre oturamayacak kadar hareketliyimdir. Yani hiçbir zaman yapamayacağım bir hayal benim için. Helede laboratuvar ortamında olunca:))
İkinci sobe Ayşe ablamdan yani http://anneminkiziyim.blogspot.com dan.
HAYATIN BANA ÖĞRETTİĞİ 3 ÖNEMLİ ŞEY
1.Her zaman şükretmek. Derdi veren Allah'ın dermanıda vereceğine inanıp isyan etmemek.
2.Allah herşeyin hayırlısını versin demek. Eskidende bu söze çok inanırdım ama hiç dile getirmezdim. Evlendikten sonra eşimin ağzından eksik olmadığını gördükçe bende çok sık kullanır oldum.
3.Sevgiyi gizlememek. Biz örf adetlerimiz doğrultusunda sevgimizi belli etmeyeyi öğrenmişiz hep ama annem öldüğünde anladım çok yanlış olduğunu. Keşke yanımda olsaydıda onu ne kadar sevdiğimi sık sık söyleyebilseydim diye düşünüp duruyorum:((
Vee 3. Sobe sevgili Yaren'den yani http://yarenle.blogspot.com dan. Hakkımdaki yedi gerçeği açıklamam gerekiyormuş:)) Pek kolay olmayacak ama elimden geleni yaparım...
1.Çok sakin bir yapım vardır. Oğlumun sonu gelmez sorularına bile sabırla cevap verebiliyorum:)) Ama damarıma basılmadığı sürece:))
2.Rahatıma çok düşkünümdür ama sevdiklerim için herşeyi yapabilirim. Gecenin bir yarısı rahatımı bozup mantı bile yaparım:))
3.Asla uzun süre bir yerde oturamam. Sürekli hareket halindeyimdir:)) Gün içinde defalarca iş arkadaşlarımı dolaşır dururum...
4.Babamı küçük yaşta kaybettiğimden beri panik atak durumlar yaşıyorum. Fazlasıyla evhamlıyımdır. Eşim söylediği saati beş dakika geçirse anında gerilirim. Bin türlü felaket senaryosu yazabilirim:))
5.Her zaman temkinliyimdir insanlara karşı. Kimseyi iyice tanımadan samimi olmamaya çalışırım. Çok çabuk kırıldığım için kendimi korumak için yaptığım birşey olsa gerek:))
6.Bildiğim konularda hiç susmadan konuşabilirim:)) Bilmediğim konularda ise hiç sesimi çıkarmam.
7.Çooook utangacımdır. Hemen yanaklarım kızarır:)) Bu yüzdende duygularımı çok iyi saklayabilirim:))
Sanırım beni sobeleyenler bu kadardı. Unuttuğum varsa lütfen hatırlatsın. Bu kadar geciktiğim içinde lütfen kimse kusuruma bakmasın. Artık sobelenecek kimse kalmamıştır diye düşünüyorum,o yüzdende isim yazmıyorum. Sobelenmeyen arkadaşlar varsa üstüne alınabilirler:)))

Sunday, February 10, 2008

ÇARŞAF BÖREĞİ

Çarsaf böreğini her zaman afiyetle yiyen ben nedense hiç denemeyi düşünmemiştim. Çok ünlü olan tarifler çok zormuş gibi gelir bana:)) Ama nihan'ın sayfasında çeşit çeşit çarşaf böreği gördükçede neden denemiyorum diye düşünmeye başladım. Önce kısa bir araştırma yaptım tabikii. Orjinal tarifte hamura maya konmazmış ama mayalı hamur daha kolay açılırmış. Biraz düşündükten sonra orjinalini denemeye karar verdim. Yapamazsam ikinciye mayalı denerim dedim:)) Aman allahım ne kadar kolay birşeymiş bu. Bu güne kadar niye denememişim ki:)) Ne yufka açmayı bilmeniz gerekiyor nede kalın olursa diye korkmanız:)) Hele hamur biraz fazla dinlenince soğan zarı kadar inceliyor. Ama küçük bir ayrıntı tırnaklarınız çok kısa olmalı yoksa hamur çok kolay yırtılabilir. Orjinal tarife göre böreğin üstüne yoğurt,yumurta karışımı gibi şeyler sürülmezmiş. Yumuşamasın diye. Sadece sıvı yağ sürmek gerekiyormuş. Bende öyle yaptım tabiki ama bir dahaki sefer yağın içine yumurta sarısıda koymayı düşünüyorum. Daha parlak olsun güzel kızarsın diye. Aaa tabi bu arada başka sefer mayalı olanıda deneyeceğim. Belki onu aşamalı olarak resimleyebilirim. Eşim yoldayım geliyorum diyince resim çekmeye fırsatım olmadı çünkü:)) Ben kullandığım ölçüyü yazıyorum size. Bu ölçülerle bir büyük boy fırın tepsisi ve küçük bir tepsi daha çıktı. Büyük yuvarlak bir masam olmayınca bu hamuru 6 bezeye ayırdım. Küçük küçük açtım. Lütfen sizde korkmadan deneyin. İnanılmaz kolay ve inanılmaz lezzetli bir börek. Hamurun nasıl açıldığını canlı izlemek isterseniz bu videoyu izleyin. Ben onu izledikten sonra yapmaya karar verdim:))) Nihan yapım aşamalarını çok güzel resimlemiş. İsterseniz onun blogunu ziyaret edin. Hemde orda çeşir çeşit çarşaf börekleri göreceksiniz.
MALZEMELER:
Hamur için:
5 su bardağı un
2 su bardağı su(una göre değişir ama çok sert bir hamur olmayacak)
Tuz
Hamurların arasına sürmek için sıvıyağ
İç malzemesi için:
4 adet orta boy patates
1 adet kurusoğan
Tuz
Karabiber
Arzuya göre kıymada eklenebilir
YAPILIŞI:
Önce hamur malzemelerini karıştırıp yumuşak kıvamlı bir hamur elde edin. Hamuru istediğiniz büyüklükte bezeler ayırın. Oklava ile iki tabak büyüklüğünde açın. İçine bolca sıvıyağ sürüp ikiye katlayın. Üstüne bir bez örtüp 15-20 dakika dinlendirin. Hamur ne kadar çok dinlenirse o kadar kolay açılıyor. Hamurlar dinlenirken iç harcını hazırlayın. Bunun için patates ve soğanı incecik küçük küpler halinde doğrayın. Patatesin haşlanmaması ve rendelenmemesi gerekiyormuş. Hamuru ıslatıp kalınlaştırmaması için. Doğradığınız patates ve soğana tuz ve karabiber ekleyin. İç harcınız hazır. Dinlenen hamurun bir tanesini temiz bir bez üzerine alın ve kenarlarından hafif hafif çektirerek açmaya başlayın. Hamur inanılmaz esniyor ve kendinin dört beş katı büyüyor. Hamuru açtıktan sonra iç harcını serperek koyun. Birazda sıvıyağ gezdirin. Bezin bir kenarından tutup hafifçe yuvarlanmasını sağlayın. Aynı işlemi diğer tarafada yapın. Kendi etrafında yuvarlayıp tepsiye yerleştirin. Diğer hamurlarada aynı işlemi yapıp tepsiyi doldurun. Üzerine sıvı yağ sürüp önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında kabarıp kızarana kadar pişirin.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!

Wednesday, February 6, 2008

ÇEŞMİNİGAR ÇORBASI

Bizim evde çorba sıklıkla tüketilen ve çok sevilen bir yemektir. Helede soğuk kış günlerinde....Durum böyle olunca bende önüme gelen her tarifi deniyorum ki çeşit bol olsun. Başka türlü insan her akşam ne çorbasi yapacağını şaşırıyor:)) Bu tarif Ömer Hacıoğlu'nun Osmanlı Yemekleri kitabından. Kremalı çorbaları seviyorsanız,mercimek çorbasını ve ekşiyi seviyorsanız mutlaka deneyin.
MALZEMELER:
1 su bardağı kırmızı mercimek
4 su bardağı su yada et suyu(ben tavuk suyu kullandım)
1,5 su bardağı süt(ben 1 bardak kullandım)
2 yumurta sarısı
2 yemek kaşığı tereyağ
2 tane soğan
1 çorba kaşığı un
2 dilim ekmek
1 yemek kaşığı tereyağ(ekmekler için)
Çeyrek limon suyu
Tuz
Kırmızı biber
YAPILIŞI:
Tencereye yağı koyup eritin içine ince doğranmış soğanları ekleyip iyice kavurun.Soğanlar pembeleşince unu ekleyin ve sararana kadar kavurun. Yıkadığınız mercimekleri ve 4 bardak suyu tencereye koyup iyice yumuşayıncaya kadar pişirin.Ateşten alıp blendırdan geçirin. Sonra tekrar ağır ateş üzerine alın. Yumurta sarılarını çırpıp limon suyu ile karıştırın. Tencereye önce sütü sonra yumurtalı karışımı azar azar ekleyin. Çorbayı bir taşım kaynatıp ocaktan alın.Ekmekleri küçük küpler halinde kesin. Bir kaşık yağı eritip ekmekleri pembeleşene kadar kavurun. Çorbayı kaselere koyup ekmekleri üstüne paylaştırın.Kırmızı biber ekleyip servis yapın.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!!

Tuesday, January 29, 2008

NİŞAN KURABİYESİ BUNLAR!!!!!!!!!!!!


Bu kurabiyeleri görümcemin nişanı için yaptım:)) İlk defa royalicing kullandim. Acemiliğim çok belli oluyor ama olsun dimi:))) Bir dahakine daha güzel olacaklar. Hoş 65 tane kurabiyeyi kaplayıp süsleyince baya bir tecrübe edindim ama.....Ben perşembe sabahi yola çıkıyorum. Borduma gidiyorum nişan için. Allah hayırlısıyla gidip gelmek nasip ederse salı günü burdayım. Sizde bu arada kurabiyelerime bol bol yorum yazın oldumu:)) Ama sessiz olun haaaa. Çünkü bu kurabiyeler süpriz olcak görümceme......

Monday, January 28, 2008

BÖRÜLCE PİYAZI

Börülce benim çok severek yediğim bir lezzet. Tazesini o kadar çok sevmiyorum ama kurusu barbunyayı çağrıştırdığı için olsa gerek çoook severim. Piyazıda ayrı bir güzel oluyor. Evde varsa kırmızı biberde çok yakışıyor üstelik görüntüsüde daha güzel oluyor.
MALZEMELER:
1 su bardağı kuru börülce(ben ofis marka kullanıyorum)
1 adet kuru soğan
1 adet salatalık
Kırmızı etli biber(isteğe göre)
Kırmızı pul biber
Tuz
Limon suyu
Zeytinyağı
Maydonoz
YAPILIŞI:
Börülceyi akşamdan ıslatmaya gerek kalmıyor. İyice yıkayıp düdüklü tencereye koyun ve 15-20 dakika pişirin. Aman dikkat edin hemen dağılıyor. Piştikten sonra suyunu süzüp kenara alın. Soğanı piyazlık doğrayın ve tuzla ovup iyice yıkayın ve süzdürün. Salatalığı küçük küçük doğrayın. Tüm malzemeyi bir kaba alın. İçine zeytinyağı,limon ve tuzu ekleyip iyice karıştırın. Maydonozla süsleyip servis yapın.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!!

Tuesday, January 22, 2008

ZEYTİNLİ POĞAÇA

Bu poğaçanın bir tarifi yok:))) He heee yani ayrı bir tarifi yok . Daha önce yaptığım açma hamuru ile yaptım. Sadece biraz şekerini azalttım. Tarifi için buraya tıklayabilirsiniz. Ben içine siyah zeytin,kurutulmuş domates ve kekik koydum. Çok lezzetli olmuşlardı. Mutlaka deneyin derim.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!

Tuesday, January 15, 2008

YAŞASIN BENİMDE ŞEKER HAMURUM OLDU:)))

Artık gece rüyamda bile şeker hamuru yoğurur olmuştum kii bugün hazır şeker hamuru alarak ilk denememi yaptım:))) Valla gülmeyin çok kötü takıntı olmuştu bende...Nasıl bişeydir,tadı nasıldır,uğraşmaya değer mi,değmez mi....Yatıp kalkıp düşünüyordum:))) Sonunda elim değdide rahatladım:)) Çooook eğlendim ama. Malesef elimde öyle çeşit çeşil kalıplar,süsleme malzemeleri falan olmayınca ancak bu kadar oldu ama...Bakın bakalım beğenecekmisiniz:))) Kurabiyenin tarifini yarın yazıcam. Artık geç oldu.
-----------------------------------------------------------------------------
Biliyorum çok geç kaldım ama anca vakit bulabildim:)) Kurabiyenin tarifine geçmeden önce sorulan bazı sorulara cevap yazmak istiyorum. Öncelikle şeker hamurunun tadını merak edenler için:)) Daha sentetik bir tat bekliyordum ama düşündüğüm kadar kötü değil. Tabi oldukça tatlı ama bu kurabiye tarifi ile çok uyumlu oldu yani tadının fazlalığı belli olmadı. Ben oldukça ince olarak açıp kapladım o yüzden kolay yenebiliyor ama kalın kaplanırsa sanki ağzınızda çiğ oyun hamuru varmış gibi hissedebilirsiniz. Çünkü bir kurabiyeyi kalın kaplayarak denedim:)) Uğraşması çok eğlenceli hele hele küçük ayrıntıları seviyorsanız. Ama her türlü kalıbınız va malzemeniz tam olmalı ki yaratıcılığınız bir işe yarasın. Yoksa sizde benim gibi acaba napsam diye düşünür durursunuz.:))
Kurabiyenin tarifini ve şeker hamuru ile kaplama kısmını tamamen http://www.pastamalzemeleri.com/ dan yani Berna Hanım'dan öğrendim. Berna hanımın tv deki bir programda yaptığı bir kurabiyeydi. Sade olarak yenebilecek kadar güzel bir kurabiye oldu. Hatta engel olmasaydım eşim yarım tepsiyi sade olarak yiyecekti:))) Sade olarak yapıp eritilmiş çikolata ilede süper kurabiyeler olacağına eminim.. Şeker hamuru sevmiyorsanız bile bu kurabiyeyi deneyin mutlaka. Berna hanım çok teşekkür ederim.
Malzemeler programda gr olarak verilmişti ben kendimce bardak,kaşık ölçülerine çevirdim. Size ikisinide veriyorum. Benim kalıplarım küçük olduğu için bu ölçülerle iki tepsi kurabiye çıktı.
ŞEKER KURABİYE
MALZEMELER:

220 gr tereyağ(ben 1000 grlık tereyağını cetvelle beşe bölmüştüm:)) O yüzden 200 gr kullandım)
110 gr pudra şekeri( Bir su bardağından bir parmak eksik)
400 gr un(Ben 3,5 su bardağı kullandım)
1 adet yumurta
3/4 çay kaşığı kabartma tozu
1/4 çay kaşığı tuz
1 paket vanilya
1 çorba kaşığı süt
Süslemek için:
Şeker hamuru
Gıda boyası
Arjantin şekeri
Bal
Suluboya fırçası:))
YAPILIŞI:
Tüm malzemeleri iyice yoğurun ve dinlenmesi için buzdolabına koyun. -Ben içinde katı yağ olan hamurların merdane ile açılıp kalıplarla kesilirken daha kolay şekil alması için iyice soğutulması gerektiğini bildiğim için böyle yaptım.- İyice soğuyan hamuru merdane ile 1 cm kalınlığında açıp kalıplarla kesin. Yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine dizip daha önceden ısıtılmış 160 derecelik fırında 10 dakika pişirin. Kurabiyeler kızarmayacak beyaz kalacak. Pişen kurabiyeleri fırından çıkarıp soğuması için bırakın. İyice soğuyan kurabiyelerin üzerine fırça ile bal sürüp aynı kalıplarla kestiğiniz şeker hamuru ile kaplayın. Bal burada yapıştırıcı görevi görecek. O yüzden çok sürmemeye dikkat edin kenarlarından akmasın. Daha sonra üzerini istediğiniz şekilde süsleyebilirsiniz.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!

Monday, January 14, 2008

BROKOLİ SALATASI

Bu tarif arkadaşım http://sarimutfak.blogspot.com dan yani sevgili Hande'den. İlk yayınladığı gün denemek istemiştim ama evdeki brokoliler kendinden geçtiği için yapamadım o akşam:)) Ama hep aklımdaydı bende ilk brokoli aldığımda yaptım ve tadını çok beğendim. Yani benim damak tadıma çok uygundu. Ben daha hafif olması için mayonez kullanmadım. Ama eminim mayonezle daha lezzetli olur. Orjinal tarifte mayonez kullanılıyor isterseniz siz de kullanabilirsiniz. Teşekkür ederim Hande. Çok güzel bir tarifti. Sizde her zaman yapılan zeytinyağlı limonlu brokoliden sıkılmışsanız bir de bunu deneyim. Eminim beğeneceksiniz.
MALZEMELER:
Yarım kilo brokoli
3 yemek kaşığı yoğurt
2 yemek kaşığı mayonez
2 çay kaşığı tuz
2 diş sarımsak
1 çay kaşığı kırmızı pulbiber
YAPILIŞI:
Brokolileri yumuşayana kadar haşlayıp süzün. İsterseniz bir bıçakla kıyın isterseniz blenderdan geçirip biraz ufalayın. Yoğurt ,mayonez, doğranmış sarımsak, tuzu bir kasede karıştırıp brokoliye ilave edin. Hepsini karıştırıp kırmızı pul biberle süsleyip servis yapın
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!

Wednesday, January 9, 2008

HAMSİ ÇÖP ŞİŞ

Bu tarifi daha blog aleminden hiç haberim olmadığı zamanlarda nette gezerken görmüştüm. Yıllardır denenecekler arasında bekler durur. Geçen gün eve biraz erken gelince yapayım dedim. Uzun süreceğini düşünmüştüm ama sandığım kadar olmadı. Evde mısır unu kalmadığı için normal unla yaptım ama siz mısır unuyla deneyin. Eminim daha lezzetli olacaktır. 1 kilo hamsiyi bu hale getirmem yarım saat sürdü. Birkaç taneden sonra eliniz alışıyor zaten. Yıllar önce blogcu olacağım belli olmadığı için tarifi kimden aldığımı yazmamışım. O yüzden o arkadaşım kimse kusura bakmasın....Ben yemesi kolay olsun diye ve küçük fritöze sığsın diye kürdanlarda yaptım. Çok şirin oldular. Tam anlamıyla bir mezeydi. Ama siz isterseniz çöp şişlerdede yapıp tavada kızartabilirsiniz.
MALZEMELER:
1 kg hamsi
Mısır unu
Tuz
Kızartmak için sıvıyağ
YAPILIŞI:
Hamsileri temizleyip kılçıklarını çıkarın. Elde ettiğiniz balık filetolarını iyice yıkayıp süzgeçe koyun. İyice süzülen balıkları boylamasına ortadan ikiye ayırın. Tuz ve mısır ununu bir kapta harmanlayın. Temizlediğiniz balıkları bu karışıma bulayıp tek tek rulo yaparak şişlere dizin. (Ben balık kızartmak için sinbo nun bir su bardağı yağ alan küçük fritözünü aldım. Hem yağ ziyan olmuyor hemde kızartma kokusu olmadan balkonda yapabiliyorum.) Balıkları sıcak yağa atıp iyice kızartın. Kağıt havlu koyduğunuz tabağa çıkarıp yağının süzülmesini sağlayın. Bol salata ile servis yapın.
Resmin kusuruna bakmayın biraz bulanık çıkmış:)))
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!!

Tuesday, January 8, 2008

KÖFTELİ MANTARLI PİLAV

Bu aralar kafam çoook yoğun. Yeni yeni şeylerle uğraşıyorum. Yeni takıntım şeker hamurlu pastalar. Günlerdir araştırıyorum,neler yapabilirim,nerelerden neyi temin edebilirim. Bu arada da oğlumun oyun hamurları ile çiçek çalışmaları yapıyorum:)) Bazı arkadaşlarım sayfalarında çok güzel bilgiler veriyor. Onları okuyup kaydediyorum....Bakalım ilk denemem ne zaman olacak:)) Napayım ben ilginç bir insanım. Boşa geçirdiğim her dakika ziyan oluyormuş gibi geliyor. Zaten oldum olası severim ıncık cıncık şeylerle uğraşmayı:))
Yani anlayacağınız iş yoğunluğu bitti ama benim kafa yoğunluğum bitmedi:)) Bu pilavda tamamen uydurmasyon,anne psikolojisi ile yapılmış o yoğun zamanlarda hayat kurtaran bir pilav. Bizimkiler pilavı çok sever ama oğlumun önüne sade pilav koyunca onunla karnını doyurur ve kalkar. O yüzden diğer sevdiği şeyleri ona bir çırpıda yedirmenin en kolay yoluydu bu ama oğlum bidaha mantar koyma dedi:(( Aslında çok güzel olmuştu. Biz beğendik sizde deneyin bakalım beğenecek misiniz?
MALZEMELER:
1 su bardağı pirinç
1,5 su bardağı su yada tavuk suyu
Yarım çay bardağı zeytinyağı
Arzu ettiğiniz kadar mantar
150-200 gr kıyma
1 dilim ekmek içi
1 adet kurusoğan
Karabiber
Tuz
YAPILIŞI:
Kıymayı,ekmeği,rendelenmiş soğanı,tuzu ve karabiberi karıştırıp küçük (fındık büyüklüğünde) köfteler yapın. Pirinci sıcak tuzlu suyla ıslatıp yarım saat bekletin. Suyunu süzüp iyice yıkayın ve süzülmesi için bırakın. Zeytinyağını tencereye koyun. Süzülmüş pirinçleri ekleyip biraz kavurun. Üstüne 1,5 bardak sıcak suyu ve tuzu ekleyip kapağını kapatın. Ocağın altını iyice kısıp suyunu çekene kadar pişirin. Daha sonra altını kapatıp kapağın içine kağıt havlu koyarak dinlenmeye bırakın. Diğer tarafta mantarları ince ince doğrayın. Üzerine biraz limon suyu koyup harmanlayın.Zeytinyağ koyduğunuz tavada ocağı hiç kısmadan pişirin. Böylelikle mantar hiç suyunu bırakmayacak ve kararmayacaktır. Köfteleri zeytinyağında iyice kızartın. Tavayı sallayarak heryerinin kızarmasını sağlayın. Kızarmış köfteleri ve kavurduğunuz mantarları demlenmiş olan pilava ekleyin ve servis edin. Bence yanına başka bir yemeğe hiç gerek yok.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!

Friday, January 4, 2008

YENİYIL YENİ BAŞLANGIÇLAR!!!!!!!!!

Bu ne diye düşünebilirsiniz. Bu benim yeniyıl hediyem!!!!!!!!! Sevgili Burçak'ın düzenlediği yeniyıl yeni başlangıçlar etkinliğini duymuşsunuzdur eminim. Hani bloglar arasında kura çekildi ve herkes 31 Aralık'a kadar birbirine yeniyıl hediyesi yolladı....İşte bu hediyede bana taaa Tekirdağ'dan bir blogcu arkadaşımızdan geldi. Sevgili Duyuşen arkadaşım benim için bu güzel hediyeyi seçmiş ve taaa oralardan bana yollamış. Sayesinde hiç tatmadığımız bir lezzetle tanıştık. Hatta bir kutusunu işyerindeki arkadaşlarıma götürdüm. Çok beğendiler. Blogcu bir arkadaşımdan geldiğini duyuncada tarifini istediler:)) Hiç tanımadığınız birinden hediye almak çok güzeldi. Günlerce kapı her çaldığında acaba kargomu geldi diye heyecanla koştum kapıya. Ben işteyken gelmemesi içinde dualar ettim:)) Cumartesi günü kapı çalınıp size bunu Duyuşen Y. yolladı dediklerinde evet dedim ama bir yandanda acaba diye geçirdim içimden:)) Hemen kutuyu açtım içinden bu güzel paketten iki tane ve güzel bir yılbaşı notu çıktı. Ben hemen arkadaşımın bloguna teşekkür yorumumu bıraktım ama birkezde buradan teşekkür etmek istiyorum. Umarım yeni yıl sevdiklerinle sana çooook güzellikler getirir. Umarım bu yeni başlangıç iyi bir arkadaşlığa dönüşür. Mutlu yıllar mutlu seneler!!!!!!!!!!!!

Monday, December 31, 2007

YENİYIL


Arkadaşlar hepinizi tek tek dolaşıp yeniyılınızı kutlamayı çoook isterdim ama inanın çoook yoğunum. Lütfen beni maruz görün. Hepinizin yeni yılı mutlu,kutlu olsun. Yeni yıl sizlere gönlünüzden ne geçiyorsa onu getirsin.

Sunday, December 30, 2007

PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ 8-AÇMA

Bu haftaki porselen demlik çay saati etkinliğinin ev sahibi http://keskinlininmutfagi.blogcu.com/. Galiba bunada geç kaldım ama yinede daveti geri çevirmek olmaz diye yayınlıyayım dedim:)) Herkes beni affetsin çok yoğunum çoook. Bu tarif hepinizin bildiği portakal ağacı forumdan. Yani tarif defterinden. Orada Ümran Hanımın açması olarak geçiyordu. Çoook övgü almış bir tarifti. Denemeden geçemedim. Çoook güzel bir hamurdu ama bana biraz tatlı geldi. Açmada sorun olmuyor ama ben denediğim diğer poğaça gibi hamurlarda şeker miktarını biraz azalttım.
MALZEMELER:
1 çay bardağı şeker
2 yumurta(birinin sarısı üstüne)
1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvıyağ
1/2 su bardağı ılık su
1 tatlı kaşığı tuz
1 paket yaşmaya
Aldığı kadar un(benim bardağıma göre 4,5 su bardağı un aldı)
İçine sürmek için oda ısısında tereyağ)
YAPILIŞI:
Yaşmayayı ılık su ile karıştırıp mayalanması için bırakın. Diğer malzemeleri ekleyip yumuşak kıvamlı bir hamur yapın. Ele oldukça yapışan bir hamur oluyor. Ben bu yüzden ekmek makinasında mayaladım hamuru. Yoğurduğunuz hamuru ılık ortamda mayalandırın. Mayalanan hamurdan küçük parçalar koparıp elinizle açın ve içine oda ısısında beklemiş tereyağ sürüp açma şekli verin. Tepsiye dizip biraz daha mayalanması için bekletin. Üzerine yumurta sarısı sürüp susam serpin ve 200 derecelik fırında iyice kızarana kadar pişirin.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!

GECİKMİŞ BİR SOBE

Kaç gündür bloğumla ilgilenemiyorum. Merak eden arkadaşlarım oldu. Herkesi dolaşmaya fırsat bulamadığım için burdan haber vereyim istedim. İyiyim arkadaşlar merak etmeyim sadece çoook yoğun bir hafta geçirdim. Malum yıl sonu olunca herkes sayı tamamlamak için bir sürü numune getirdi. Kafamızı kaşımaya fırsat bulamadık:))Bir süre önce http://karabiberinmutfagi.blogcu.com/ arkadaşım tarafından sobelenmiş fakat cevap yazamamıştım. Kendisinden özür dileyerek cevaplarımı yazıyorum..
ISIM VEYA LAKABINIZ: İsmim Naşide. Lakabım kuzenler arasında lahana dır:)) Sabah yataktan kalktığımda lahana gibi kocaman göründüğüm için herhalde:)))
DOGUM YERINIZ: Eskişehir
HOBILERINIZ: En büyük hobim yemek yapmak,sürekli yemek kitapları almak:))Eşim bu durumdan pek hoşnut olmasada....Tv seyretmek. Evde iş yaparken bile tv açık olmalı,onun sesini uzaktanda olsa duymalıyım:)) hatta akşam yemeğini bizim evin evin hallerini izlerken reklam aralarında yapıyorum:)))
EN DEGERLI ÜC SEYINIZ: Eşim,oğlum ve mutlu huzurlu ailem
IDEALINIZ: En büyük idealim çapkın bir adamı evliliğe ikna etmekti,bunuda gerçekleştirdim:)) Şaka bir yana en büyük idealim ev yapımı ürünler yapan küçük bir yer açmak.
ETKILENDIGINIZ BIR KITAP:En son Ayşe Kulin'in Köprü isimli kitabını okumuştum ama çoook uzun zamandır elime yemek kitabından başka birşey almıyorum.
EN SEVDIGINIZ SARKI: Eşimle bizim şarkımız...İste kölennnnnn olayıııımm:)))
GITMEK ISTEDIGINIZ YER: En çok mısır piramitlerini merak ederim.
EN YAKIN ÜC BLOG ARKADASINIZ: Eminim kimse bu soruya cevap vermemiştir. Çünkü burası büyük bir aile. İnsan ailesini az yada çok seviyorum diye ayırabilir mi:))
BURCUNUZ: Tabiki bir mutfak düşkünü olan yengeç
ILGILENDIGINIZ SPOR DALI,YOKSA TUTTUGUNUZ TAKIM: Aslında ben her türlü sporu severek yapabilirim ama ne vaktim var ne de eski hevesim. Fırsat bulabildiğim ilk dakikada koltuğa bacaklarımı uzatıp yatmaktan başka birşey düşünemeyecek kadar yorgunum:))
IDEAL BIR KADIN NASIL OLMALI: İdeal bir kadın sessiz,sakin,herşeye evet sen bilirsin hayatım diyebilen bir kadın olmalı:)))He hee şaka şaka... İdeal bir kadın hem becerikli,hem ilgili,iyi bir anne,iyi bir eş,sabah 7 den gece 12 ye kadar pes etmeden çalışabilecek kadar uzun süreli pile sahip bir robot olmalı:))
IDEAL BIR ERKEK NASIL OLMALI: Tabiki eşim gibi olmalı:))
TEKNOLOJININ GELISMESI OLUMLUMU OLUMSUZMU: Gerekli yerde gerekli sekilde kullanilirsa olumlu..
ICAT EDILMESEYDI NE YAPARDIM BILMIYORUM DEDIGINIZ SEY: Çamaşır makinesiiiii. Çünkü kendimi elimde çorap yıkarken hiç hayal edemiyorum:(((
INSANLARIN SÖZLERINE MI YOKSA GÖZLERINE MI INANMALI: Sıra konuşmaya gelince herkes kendine göre doğru olanı çoook güzel anlatır. Ama o insan yalan söylüyorsa bunu en güzel gözleri anlatır.
HAYATTAKI SEVINC KAYNAGINIZ: Oğlum..Son zamanlarda çok acı olaylar yaşadım. Eğer o olmasaydı ....
HAYATTAKI EN BÜYÜK KORKUNUZ: Babam öldükten sonra en büyük korkum yıllarca annemi kaybetmek oldu. Geceleri kalkıp nefes alıp almadığına bakarak büyüdüm. Onu kaybedeli bir yıl oluyor...Şimdi aynı korkuyu eşim ve oğlum için yaşıyorum. Eşim eve beş dakika geç kalsa kalbim hızla atmaya başlıyor. Ya başına birşey geldiyse diye:((
MANTIK EVLILIGI MI YOKSA ASK EVLILIGI MI: Ben kesinlikle aşık olarak evlendim. Hani derler ya aşık olunca aklın bir karış havada olur diye. Aynen öyleydim:))) Hiçbir zamanda pişman olmadım.
EN SEVDIGINIZ YEMEK: Tam anlamıyla bir et canavarıyım.
EN SEVMEDIGINIZ YEMEK: Herşeyi yiyebilirim ama kokokerç hiç tadamadım mesela:))
BLOG SAHIBI ILE ILGILI DÜSÜNCELERINIZ: Blog sahibi çoook yeni ve gencecik bir arkadaşım. Çok yakından tanımıyorum ama her fırsatta uğruyorum.

Tuesday, December 25, 2007

TARÇINLI LOKMA

Hayırlısıyla bir bayramı daha geride bıraktık. Hepinizin geçmiş bayramını kutluyorum. Aslında bu tarifi bayram öncesinde yapmıştım ama yayınlamaya sıra gelmedi. Tarif Oktay Usta'nın kitabından. Ben ilk defa lokma yapmayı denedim. Çünkü çok zor olduğunu düşünürdüm:)) O yüzden hiç lokma yapmamış biri olarak en kokusuzca denenebilecek tarif Oktay Usta'nındı:))) Ama gözümde büyüttüğüm kadar değilmiş. Tamamen el alışkanlığı ile yapılacak pratik bir lezzet. Benimkiler tam lokma gibi olmasada ilk defa deneyen biri için fena olmadırlar galiba. Siz ne dersiniz?
MALZEMELER:
Hamuru için:
Yarım paket yaş maya
1 adet yumurta
1 çay kaşığı tuz
2,5 bardak un
2 adet karanfil
Su
Şerbeti için:
3 su bardağı toz şeker
2 su bardağı su
Dörttebir limon suyu
YAPILIŞI:
İlk önce karanfili havanda döverek toz haline getirin. Mayayı ılık su ile eritip kabarması için bırakın.Bir bardak suda tuzu eritin,yumurtayı kırın,mayayı ve diğerlerini una karıştırarak hamuru hazırlayın. kek hamurundan biraz daha yumuşak bir hamur olacak. Üstünü örtüp mayalanması için bırakın. Bu arada şerbeti hazırlayın. Şerbeti 10 dakika kadar kaynatmanız gerekiyor ki kıvamlı bir şerbet olmalı. Şerbeti hazırlayıp soğumaya bırakın. Bir tavaya bolca yağ koyun. Mayalanmış hamurdan elinizle alıp sıkarak çıkan top şeklindeki hamuru sıvıyağa batırılmış kaşıkla alıp sıcak yağa atın. Karıştırarak iyice kızartın. Kızaran hamurları soğumuş şerbete atıp karıştırın. Şerbeti içine çektikten sonra servis tabağına alın. Üzerine toz tarçın serpip servis yapın.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!

Saturday, December 15, 2007

YE#29 ZEYTİNYAĞLI PIRASA SARMASI

Kaç gündür aklımdaydı pırasa sarmak. Acaba kolay olurmu diye düşünüp duruyordum. Aysel'in etkinlik konusunun zeytinyağlılar olduğunu okuduğumdan beri etkinliğe yaparım diyordum. Evet yaptım ama bir sorun iyimi ettim:)) Aslında iyi ettim çünkü tadı çok güzeldi. Mutfağım yeni bir lezzetle tanıştı ve tanıştığına hiç pişman olmadı:)) Ama gelelim yapımına..... Daha kolay bir yolu varmıydı bilmiyorum ama benim denediğim sarma metodu adeta bir sabır işiydi. Valla bir tencere dolusu yaprak sarsam bu kadar yorulmazdım herhalde:)) Şaka şaka.... Ama gerçekten insanı çoook oyalıyor. Denerseniz aklınızda olsun:)))
MALZEMELER:
Çoook kalın pırasa:))
1 su bardağı pirinç
2 adet kurusoğan
2 adet kesme şeker
2 yemek kaşığı salça+1 kaşık suyu için
Tuz
Nane
Karabiber
YAPILIŞI:
Öncelikle kurusoğanları ince ince doğrayıp zeytinyağında kavurun. Tabi kesme şekeride ekleyin. İçine pirinci koyup kavurmaya devam edin. Salçayı ilave edin. Tuzunu ekleyin. Bir su bardağından iki parmak eksik sıcak su koyun ve pişmeye bırakın. Yine az pişmiş pirinçler olacak ki sararken de pişecek. Pişince baharatlarını ekleyip demlenmeye bırakın. Pırasanın beyaz kalın kısımlarından birbuçuk karışlık parçalar kesin. Bıçakla boyuna kesikler atıp iç içe olan pırasalları tek tek açın. Sıcak su koyduğunuz tencerede biraz yumuşayana kadar haşlayın. Süzüp soğuk sudan geçirin ki pişmesi dursun ve iyice yumuşamasın. Hazırladığınız içten küçük bir parça alıp kenarına koyun ve pırasayı üçgen şeklinde katlayın. Sürekli köşelerini üçgen katlayarak muska böreği gibi sarın. Tencereye dizip üstüne bir tabak kapatın. Bir kaşık salçayı su ile açın ve tencereye dökün. Kısık ateşte kontrol ederek pişirin.
NOT: Haşlanan pırasanın içinde beyaz yapışkan bir tabaka oluşuyor. Sararken onları elinizle temizleyin.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!

YE#29 ZEYTİNYAĞLI BEZELYE


Birisi gelip bana bezelye zeytinyağlı güzel olur deseydi sadece gülerdim herhalde. Taki iki sene önce işyerinde imkansızlıklarla yapılan zeytinyağlı bezelyeyi yiyene kadar. Hoş o zeytinyağlı bile değildi ama inanılmaz lezzetli gelmişti bana. Ben yinede ilk göz ağrım olan kıymalı bezelye ve yanında pilavdan vazgeçemesemde ara sıra zeytinyağlıda yapıyorum. Sizde hiç yemediyseniz bir şans verin. Eminim beğeneceksiniz.....
MALZEMELER:
1 kilo bezelye
1 adet havuç
1 adet patates
1 adet kurusoğan
2 adet kesme şeker
Tuz
Zeytinyağ
Salça
YAPILIŞI:


Kurusoğanı yemeklik doğrayın. Havucu küçük küpler halinde doğrayın.Zeytinyağı ve kesme şekerle iyice kavurun. Salçayı ekleyin.Çiğ bezelyeyi ekleyip biraz daha kavurun. En son patatesi ekleyip suyunu ilave edin. Tuzunuda atıp kapağı kapatın. Kısık ateşte sebzeler pişene kadar pişirin. Benim resimde havuçlar nerde derseniz evde havuç kalmamış napayıııım:)))
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!