Tuesday, April 1, 2014

KÜÇÜK OĞLUMUN DOĞUM GÜNÜ MENÜSÜ

 En son yayınımı 2012 de yaptığımı görünce hem oğlumun doğum gününü yayınlayayım hemde sizlere bir selam vereyim istedim...Bu aralar hayatım o kadar yoğun ki...Uzun uzun anlatıp kimsenin kafasını şişirmeye niyetim yok:)) Sadece burada olduğumu bilin istedim....Her ne kadar yazamasam da...
Resimler biraz kötü...Ben aceleden resim çekemeyince oğlumun çektiği resimleri kullandım. Kusura bakmayın artık...Bazı resimlerde eksik.
Menümüzde;
Peynirli buzluk böreği
Kakaolu,çikolata soslu muffinler
Patatesli yoğurtlu salata
 Kuskus salatası
 Cevizli kurabiye
 Lokumlu kurabiye
Minik tavuk köfteleri 

Portakal kabuğunda jöle 
Ispanaklı muska börek
 Patatesli dilim börek
Çikolatalı fareler vardı. Doğum günü pastasını muzlu,vanilyalı pastacı kreması ile 6 şeklinde yapmıştım ama düzgün bir resim olmadığı için yayında yok:))
En kısa sürede tarifleriyle görüşmek üzere....

Thursday, July 26, 2012

EV YAPIMI ERİK SUYU

Öncelikle herkese hayırlı ramazanlar dileyerek başlıyorum. Bu aralar yıllık izindeyim tüm vaktimi çocuklarımla geçiriyorum. Hatta onlarla evde yaptıklarımızı yeni blogumdan takip edebilirsiniz. Uğrarsanız sevinirim.
Malum havalar çoook sıcak. Ramazan,açlık,üstüne sıcak ve hızla artan nem de eklenince insanın aklına yemek değil buz gibi içecekler geliyor. Eşimin bir müşterisi kendi bahçesinden çok güzel kırmızı erikler göndermiş sağolsun. Miktar baya fazla olunca yemekle bitmeyecekti. Bu sıcakta da çok dayanmayacağı için bir şekilde değerlendirmek gerekiyordu. Bu sene çocuklara hazır içecek içirmemekte çok azimli olan ben resimde gördüğünüz o şişeleri hergün farklı bir ev yapımı içecekle doldurmaya çalışıyorum. Benim çocuğum içmez ki demeyin,benim küçük oğlumda geçen sene içmezdi ama herkesin elinde bu içecekleri görünce ve başka imkanları da olmayınca öyle güzel içiyor ki. Hatta ballandıra ballandıra ellerine sağlık annecim çoook güzel olmuş demiyor mu bitiyorum ve ne kadar doğru bir iş yaptığımı görüp seviniyorum.
MALZEMELER:
30 tane kırmızı erik(sayarak koydum da:)
Arzuya göre toz şeker
3 lt kadar su
YAPILIŞI:
Erikleri iyice temizleyip yıkayıp soğuk su ile tencereye alın. Sıcak su ile rengi çok çıkmıyor çünkü. Bir taşım kaynayınca ocağı kapatıp iyice rengi çıkana kadar bekletin. Ben 1 saat kadar beklettim. Daha sonra ince tel süzgeçten süzün. Eğer posalı kullanacaksanız süzmeyin ama malum çocuklar içmiyor . Ben ince tel süzgece ince çorap geçirip süzüyorum hiç partikül kalmaması için. Süzdüğünüz sıvıyı tencereye alın arzu ettiğiniz kadar şeker ekleyip bir taşım daha kaynatın. Soğuyunca şişeleyip dolaba kaldırın. İftarda buz gibi servis edin.
NOT:
Ben plastik şişe kullanmıyorum. Cam sağlıklıdır diye düşünüp evimde plastik kap bile bulundurmamaya çalışıyorum. Bu şişeler adını vermeyeceğim bir su firmasının. Oğlum okula bile bu şişelerle su götürüyor. Büyükleri 70 cc,küçükleri 33 cc. 
Unutmadan eriklerden bir kısmınıda yıkayıp kurutup buzdolabı poşetlerine bölerek dondurucuya kaldırdım. Lazım olduğunda çıkarıp yapmak için.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!

Friday, May 25, 2012

ANTEPFISTIKLI KURABİYE


Tarif çok severek takip ettiğim Emine Beder'den...Ben daha yeşil bir kurabiye hayal etmiştim ama pişince malesef bu güzel yeşili koruyamadı:)) Ama tadı gayet güzeldi...
MALZEMELER:
250 gr tereyağ(eritilip soğutulmuş)
3 su bardağı un
1 su bardağı pudra şekeri
2 paket vanilya
1 su bardağı ince dövülmüş antep fıstığı
YAPILIŞI:
Kabın içine eritip ılıttığınız margarini ,pudra şekerini ve vanilyayı ekleyip çırpın.Unu ve ince dövülmüş antep fıstığını ekleyip hamuru yoğurun. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlayın. Üzerine çatalla bastırarak şekiller verin. Önceden ısıtılmş 170 derecelik fırında üzerleri beyaz kalacak şekilde pişirin. Soğutup servis yapın.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!

Saturday, May 12, 2012

MUZLU PASTA


Biliyorum arka arkaya çok pasta oldu diyeceksiniz ama bu anneler günü hatırına ön sıralara alınmış bir tarif.:) Rahmetli annemi kaybedeli neredeyse altı yıl oldu:(( Son altı yılda yaşanan her anneler günü bana hem mutluluk  hem hüznü bir arada yaşattı...Anne olmanın verdiği mutluluk annemi kaybetmiş olmamın acısını derinlere itsede her anneler gününde yüreğimin bir köşesine kor düşüyor...
Neyse buradan  rahmetli annem,kayınvalidem ve yeni anne olmaya hazırlanan görümcem başta olmak üzere tüm annelerin,anne adaylarının,anne olmak isteyenlerin ve geleceğin anneleri çocuklarımızın da anneler gününü kutluyorum.
Şimdi gelelim tarifimize;
MALZEMELER:
PANDİSPANYASI(22 cm'lik kalıp için)
5 yumurta
1,5 su bardağı toz şeker
16 yemek kaşığı un
2 paket vanilya
2 paket kabartma tozu
ARA KREMASI:
Güne Bakan Tarlaları'ndan
2 su bardağı süt
2/3 su bardağı toz şeker
1 yumurta
1,5 yemek kaşığı nişasta(tepeleme)
1 paket vanilya
150 gr süt kreması
Muz
ÜST KAPLAMASI İÇİN:
1 poşet toz krem şanti
1 bardaktan daha az süt
SÜSLEMESİ İÇİN:
Yenilebilir pasta simi
Gümüş şekerler
YAPILIŞI:
Oda ısısındaki yumurtaları toz şeker ve vanilya ile köpürene kadar çırpın. Kuru malzemeleri ekleyip karıştırın. 180 dereceye ısıtılmış fırında iyice kabarıp kızarana kadar pişirin. Kürdanla kontrol edip fırından alın. İyice soğutup mümkünse bir gece dinlendirin. Diğer taraftan ara kremasını hazırlayın. Sıvı krema ve muz haricindeki tüm malzemeleri iyice karıştırıp pişirin. Ilınınca sıvı kremayı ekleyip mikserle iyice çırpın. İçine doğradığınız muzları ekleyip kaşıkla karıştırın. Krem şantiyi sütle çırpıp dolaba kaldırın. İyice soğuyup sertleşmesi gerekiyor. Pandispanyayı üç parçaya ayırın pasta çemberine bir katını yerleştirip soğuk sütle ıslatın.Üzerine kremayı yayın. Üç katada aynı işlemi uygulayın. Pastayı dolaba kaldırıp bir gece yada en azından birkaç saat dinlendirin. Dolaptan alıp çemberi çıkarın. Dışını krem şanti ile kaplayın. Spatulayı krem şantiye değdirip çekerek dışındaki şekli elde edebilirsiniz. Yenilebilir pasta simi ile istediğiniz gibi süsleyin. Pastanız servise hazırdır.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!

Tuesday, May 8, 2012

FINDIKLI GANAJ PASTA

Çook uzun zaman önce yapılmış bir pasta bu....Bilgisayarım çöktü ve ben tüm kayıtlarımı kaybettim. Zaten beni blogdan uzaklaştıranda bu olay olmuştu:(( Ama blogumu açıp baktığımda birçok resmi taslak olarak kaydettiğimi gördüm. Buda onlardan biri...
O kadar aceleyle yapılmıştı ki bu pasta etrafındaki fındıklara bakınca hemen anlaşılıyor zaten:)) Buzdolabı poşetine koyduğum fındıkları su bardağı ile alel acele ezip dışına kapladım o yüzden bu kadar kaba kaba görünüyorlar:)) Siz daha güzel dövülmüş fındık yada file fındık kullanırsanız daha şık bir görüntü elde edebilirsiniz...
MALZEMELER:
PANDİSPANYASI(20 cm'lik kalıp için)
4 yumurta
11,5 yemek kaşığı tozşeker
11,5 yemek kaşığı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 yemek kaşığı kakao
GANAJ KREMASI İÇİN:
350 gr bitter kuvertür
300 gr sıvı krema
ISLATMAK İÇİN:
1 su bardağı süt
SÜSLEMEK İÇİN:
İri kırılmış fındık
Kakao
Gümüş şekerler
YAPILIŞI:
Oda ısısındaki yumurtaları toz şeker ve vanilya ile köpürene kadar çırpın. Diğer kuru malzemeleri başka bir kapta harmanlayıp yumurtalara ekleyin. Kuru malzeme kalmayana kadar karıştırın. Sadece altı yağlanmış kelepçeli kalıba döküp 180 derecelik fırında kabarıp kızarana kadar pişirin. içine batırdığınız kürdan temiz çıkıyorsa pişmiş demektir. Pişen keki kalıbı ters çevirerek soğutun kalıbı kenarlarından ayırıp çıkarın. Pandispanyayı bir gün önceden yapıp dinlendirirseniz daha kolay dilimlersiniz. Diğer yandan ganaj için sıvı kremayı ocağa koyun. Kaynama derecesine gelince ocağı kapatıp içine doğradığınız çikolataları atın. Sürekli karıştırarak çikolatanın erimesini sağlayın.Ara sıra karıştırarak soğumasını sağlayın. Biraz soğuduktan sonra krema kullanılır hale geliyor ama daha koyu kıvamlı ve sürülebilir olmasını istiyorsanız bir süre buzdolabında bekletin. Pandispanyayı üç kata ayırın, bir katını standınıza yerleştirip süt ile ıslatın. Üstüne ganaj kremasını yayın.Diğer katlar bitene kadar aynı işlemi uygulayın. Dışını da krema ile kaplayıp buzdolabına kaldırın. Bir süre soğuyup krema donunca çıkarıp üstüne kakao serpin. bir bıçak yardımıyla çapraz şekiller yapıp birleşme noktalarına şekerleri yerleştirin. Kenarlarını fındıkla kaplayın. En güzeli bir gece buzdolabında kapalı bir kapta bekletip ertesi gün servis yapın.
NOT:Daha önce yaptığım ganaj pastanın aynı bu pasta. Sadece kalıp ölçüsü biraz daha büyük olduğu için pandispanya ölçüsü olması için yazıyorum.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!

Thursday, May 3, 2012

HURMALI CEVİZLİ KURABİYE

Aradan ne kadar uzun zaman geçmiş...Gelmemiş,uğramamış,istesem de birşeyler yazamamışım....Ama bu blog öyle birşey ki geceleri rüyalarıma bile girmiş...Rahmetli annemi kaybettikten sonra hayata tutunmama vesile olan,zor zamanlarımın büyük desteği bloğuma daha fazla üvey evlat muamelesi yapmamak gerektiğini düşünüp yeniden yazmak için buradayım...Tabi beni unutmamışsanız sizleri de yorumlarınızla sayfamda misafir etmek isterim..Unutmadan blogcudaki hoşuma gitmeyen değişiklerden dolayı bundan sonra sadece blogspottayım...
Artık gelelim asıl konumuza..Bu kurabiye tamamen doğaçlama yapılan ama lezzetinden şüphe ettirmeyen bir tat...
MALZEMELER:
200 gr tereyağ(oda ısısında)
1 çorba kaşığı yoğurt
Yarım su bardağı şeker
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2,5-3 su bardağı kadar un
İÇ MALZEMESİ:
Hurma
İri parçalı ceviz içi
ÜZERİ İÇİN:
Pudra Şekeri
YAPILIŞI:
Oda ısısındaki tereyağ ile unu bir kaba alın ve elinizin ısısından yararlanarak bulgur kıvamına gelene kadar ufalayın.İçine diğer malzemeleri ekleyip kulak memesi kıvamında bir hamur elde edin.Hurmaların çekirdeklerini çıkartıp çekirdek yataklarına cevizleri doldurun.Ramazan sofralarında iftariyelik hazırlarız ya onun gibi..Yoğurduğunuz hamurdan irice parçalar koparıp hurmayı ortasına yerleştirin.Hamuru kapatıp yuvarlak şekil verin.Yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine aralıklı olarak dizin çünkü biraz yayılıp büyüyen bir kurabiye oluyor.160 dereceye ısıttığınız fırında 25-30 dakika beyaz kalacak şekilde pişirin.Fırından çıkarıp soğuttuktan sonra üzerine pudra şekeri dökerek servis edin.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!

Monday, December 20, 2010

AŞURE

Aşure ayı geldi çattı.....Bolluk ve bereketin simgesi her evde az çok yapılmaya,paylaşılmaya başlandı....Ne güzel bir telaştır aslında...Bir gece önceden ıslatırsın malzemeleri,ertesi gün özene bezene pişirir süsler en az yedi kapıya dağıtmaya uğraşırsın...Ben normal çelik tencere takımlarının en büyük boy tenceresi ile yaptım...Resimdeki kase ile yedi kase ayırdım. Kalanı orta boy saklama kabı kadardı...Yani az malzeme kullanarak denemek isteyenler için bu ölçüler. Siz daha fazla yapmak isterseniz ölçüleri arttırabilirsiniz...
MALZEMELER:
1,5 su bardağı aşurelik buğday
1 su bardağı kurufasulye
1 su bardağı nohut
8-10 adet kuru kayısı
7-8 adet kuru incir
2 yemek kaşığı kuş üzümü
Yarım su bardağı İzmir üzümü
1 su bardağı kavrulmuş fındık içi
1 tane kabuk tarçın
3-4 tane karanfil
Tozşeker
1 adet portakal kabuğu
YAPILIŞI:
Aşurelik buğdayı iyice yıkayıp tencereye alın üzerini biraz geçecek kadar su ilave edip ocağa koyun. Bir taşım kaynatıp ocağı kapatın. Tencerenin kapağını kapatıp bir gece dinlendirin. Böylece buğdaylar iyice açılmaya başlayacak. Diğer tarafta kuru fasulye ve nohudu yıkayıp kaplara koyun üzerine kaynar su ilave edip bir gece bekletin. Ertesi gün kuru fasulye ve nohudu düdüklü tencerede ayrı ayrı haşlayın. Buğdayı aşure tenceresine alın. Haşlanmış kuru fasulye ve nohudu ekleyin. Üzerini 2-3 parmak geçecek kadar kaynar su koyun. Kabuk tarçını da ilave edip çok kısık ateşte pişmeye bırakın. Bu işlem buğdaylar iyice açılana kadar devam etmeli aksi takdirde aşureniz koyulaşmaz. Bu 1-1,5 saat kadar sürebilir. Bu arada kuru kayısı ve inciri küçük küçük doğrayın. Kuru üzüm ve kuş üzümünün saplarını ayıklayın.Kuş üzümlerini bir cezveye koyup bir taşım kaynatıp süzün,soğuk sudan geçirin. Bu işlemi yapmazsanız kuş üzümü aşurenin rengini bozuyor. Kuru üzüm,kuru kayısı ve kuru incire de aynı işlemi uygulayın.Kuru meyveler doğal ortamda kurutulmuşlarsa ne kadar yıkarsanız yıkayın üzerindeki sinek,böcek yumurtalarını arındıramayacağınız için asla direk olarak yenmemesi gerekiyor. Bunun için çocuklarınıza vereceğiniz zamanda meyveleri yağlı kağıda sarıp fırında bir süre bekletip soğutup verin. Biz bu işlemi ön haşlama yaparak tamamlamış oluyoruz. Hem böylece üzümlerde aşurenin rengini bozmamış oluyor. Aşurelik buğday iyice pişince içinden kabuk tarçını alın. Bir portakalın kabuğunu beyaz kısmını çok almamak şartıyla soyun ve küçücük küpler halinde doğrayın. Ocağın altını açın kuru meyveleri ve portakal kabuğunu ekleyip beş dakika kadar pişirin. Bu aşamada sık sık karıştırın ve dikkatli olun çünkü aşure dibini tutabilir. Bu arada karanfilleri küçük bir cezvede bir miktar su ilavesi ile kaynatın. Süzgeç yardımıyla süzüp suyunu aşureye ekleyin. Kabuk tarçın ve karanfil çok hoş bir aroma bırakıyor. En son şekeri ilave edin. Ben bu malzemelere 2,5 su bardağı şeker kullandım.Ama bu sizin damak tadınıza kalmış. O yüzden şekeri ara sıra kontrol ederek ilave edin. İyice karıştırın. Beş dakika kadar kaynatıp ocağı kapatın. Fındıklarınız kavrulmuş olsa bile tavada biraz ısıtıp aromasının dışarı çıkmasını sağlayın. Aşureye fındıkları ekleyip iyice karıştırın.Aşureyi kaselere boşaltıp soğuması için bekleyin. Soğumasını beklemezseniz yaptığınız süsler aşurenin içine çöker. 
NOT:Aşurenin içine istediğiniz her malzemeyi koyabilirsiniz. İllaki şu olacak bu olacak diye bir şey yok.
Eğer fındıklarınız kabuklu kavrulmamış fındık ise kabuklarını kırın ve iç fındıkları tavaya koyup ocağın üstünde sallaya sallaya kavurun. Başından ayrılmayın yanabilir. Kabukları iyice ayrılıp kavrulmuş kokusu gelen fındıkları bir mutfak havlusuna döküp havluyu kapatın ve elinizle ovalayarak kabuklarından kolayca ayırın. Dilerseniz bütün halde ,dilerseniz kırılmış olarak aşureye ekleyin. Bence çoook güzel bir tat katıyor.
AFİYET OLSUN!!!!!!!

Thursday, November 25, 2010

YOĞUN KAKAOLU KEK

Allahım nasıl bir bezginliktir bu bilemiyorum. Yayınlanmayı bekleyen onlarca tarif varken ben hergün bloğumu açıp şöyle bir bakıp kapatıyorum....Elim klavyeye uzanamıyor adeta...Yazmak gelmiyor içimden...Yorgunum çoook ama çoook yorgunum. Bugün dedimki kesin birşey yayınlamalı şu şeytanın bacağını kırmalı:)) Söz vermeyeyim ama eskisi gibi paylaşmaya,dolaşıp yorumlar yazmaya devam....Yani umarım:))
Bu kek benim yıllardır severek yaptığım bir kek. Aslında herkesin yaptığı basit bir kek..Ama kakaolu kek yapmak ne kadar kolaysa o kadarda zordur...Biraz ununu fazla kaçırsanız lastik gibi olur. Tam kıvamında pişmezse kupkuru olur. Oysaki bu kek piştiğinin ertesi günü ıslak kek kıvamına gelen inanılmaz lezzetli bir kek.
Neredeyse bütün hamileliğim boyunca abartısız her sabah kahvaltımı üç dilim kakaolu kek,bal,krema ve çikolata dörtlüsüyle yaptım:))) Ne kadar sağlıklı olduğu tartışılır tabi ama hamilelik böyle birşey,insana hiç yapmam dediği şeyleri bile yaptırır...Daha yatakta gözümü açarken bile bu kekin hayali ile uyanırdım. Şimdi o yüzden bu kadar beğendiğimi düşünebilirsiniz ama yok yok değil bugüne kadar yiyipte tarif almayan olmadı:))
Tamam tamam bir kek için bu kadar konuşulur mu dediğinizi duyar gibiyim. Hemen geçiyorum tarife:))
MALZEMELER:
3 yumurta
1,5 su bardağı toz şeker
1,5 su bardağı süt
Yarım su bardağından biraz fazla sıvıyağ
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2,5 su bardağı un
50 gr kakao(ben doktor oetkerin 50 gr lık paketini kullanıyorum)
Arzu ederseniz iri çekilmiş fındık yada ceviz içi (çok yakışıyor aynı topkeklere benziyor.)
YAPILIŞI:
Yumurta,tozşeker ve vanilyayı mikser yardımıyla iyice çırpın. Yumurtaların rengi beyazlayıp krema kıvamına gelene kadar çırpmaya devam edin. Daha sonra sırası ile süt ve sıvıyağı ilave ederek karıştırın. Un,kakao ve kabartma tozunu ayrı bir kaba eleyin ki içinde top top parçalar kalmasın,içine hava girsin kek daha güzel kabarsın. Elediğiniz kuru karışımı sıvı karışıma ekleyin,yedirene kadar karıştırın. İsterseniz ceviz yada fındık içini ilave edin. Katı yağ ile yağladığınız kek kalıbına boşaltın. Fırınınızı 180 dereceye ayarlayıp kalıbı soğuk haldeki fırına koyun.Kek iyice kabarıp çatlayınca,yani kabarması durunca fırının ayarını 160 dereceye düşürün. Toplamda 45 dakika kadar pişirin. Kürdanla kontrol ederek fırından çıkartın. Kalıp soğuyunca ters çevirerek çıkartın.
Gelelim püf noktalarına
Kakolu kek koyu renkli olduğu için fırının ısısını düşürmezseniz pişmeden kenarları yana biliyor ve farkedilmiyor.ancak fırından çıkınca görüyorsunuz:))
Benim fırınım statik bir fırın o yüzden bu keki pişirme metodum bu turbo fırınlarda pişme süresi farklı olabilir kendi fırınınıza göre kontrol ederek pişirebilirsiniz.
Çok fazla pişerse kuru oluyor o yüzden kontrol edin ve kürdan ilk temiz çıktığında fırından çıkartın,biraz daha içini çeksin diye beklemeyin.
Aslında bütün kekler için geçerli ama özellikle bu kek bir gün dinlendirildikten sonra kesilirse çok daha lezzetli ve pürüzsüz kesilmiş dilimler oluyor.
Bu keki mutlaka buzdolabında saklayın. Özellikle buzdolabında beklediğinde bekledikçe güzelleşiyor her yiyen ıslak kek zannediyor.
Şefin tavsiyesi kekin üstüne nutella sürüp yiyin vazgeçemeyeceksiz:)))
Sonra gelin beraber zayıflamaya çalışırız...
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!

Friday, August 27, 2010

MİLFÖYLÜ TALAŞ BÖREĞİ

Aslında bugün tarif yayınlamak gibi bir düşüncem yoktu. Ama Mintinin Mutfağı'nın düzenlediği sahur lezzetleri etkinliğine davet edildiğimi görünce dayanamadım. Davete icabet gerek diyip sıvadım kolları arşivimde bulduğum en uygun tarifi yayınlamaya karar verdim:)) Herkesin bildiği basit bir tarif ama bir o kadar da lezzetli....
MALZEMELER:
8 adet milföy hamuru
150 gr kuşbaşı et
1 adet kurusoğan
1 patates
1 havuç
1 su bardağı bezelye
Tuz
Karabiber
Pulbiber
Sıvıyağ
1 yumurta sarısı
Susam
YAPILIŞI:
Dondurucudaki milföy hamurlarını çözünmeleri için çıkartın. Diğer yanda kuşbaşi eti tencereye koyup kavurmaya başlayın. Kendi suyunu salıp çekene kadar bekleyin. Dana kuşbaşı kullanıyorsanız bu aşamada pişmiş olmayacağı için bir miktar su ekleyerek pişmeye bırakın. Suyunu iyice çekince eğer pişmişse yemeklik doğradığınız soğanları ve sıvıyağı ekleyip kavurun. Soğanlar pembeleşince tuz ve diğer baharatları ekleyip harmanlayın. Ocağı kapatıp soğumaya bırakın. Sebzeleri küçük küçük doğrayıp ayrı ayrı haşlayın. Haşlanan sebzeleri soğuk suya alıp hem renklerini hemde vitaminlerini korumalarını sağlayın. İyice süzdürün. Kavrulmuş etlerle sebzeleri birleştirin. İyice soğutun. Sıcak olursa milföy hamurları yırtılabilir. Oda ısısına gelen milföyleri elinizle biraz genişletin. İçine harçtan bolca koyup mantı kapatır gibi dört köşesini kapatın. Aralarında açıklık kalmayacak şekilde kenarlarını bastırın ki harç pişerken taşmasın. Kapattığınız hamurları ters çevirerek tepsiye yerleştirin. Üzerine yumurta sarısı sürüp susam serpin. 200 dereceye ısıtılmış fırında üstü nar gibi kızarana kadar pişirin.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!

Wednesday, August 25, 2010

SALATALIKLI SEMİZ OTU SALATASI

Semizotu salatasını bazen sade bazen de salatalık ilavesi ile yapıyorum. Bizim evde ikisi de çok sevilir. Ama bana sorarsanız bu hali daha lezzetli. Hatta birazcık nanede çok yakışıyor. Özel sofralarda bile zevkle sunulabilecek,lezzetli,sağlıklı ve şık bir salata......
MALZEMELER:
İstediğiniz kadar semizotu yaprağı
2-3 adet salatalık
2 diş sarımsak
Süzme yoğurt
Normal yoğurt
Tuz
Su
YAPILIŞI:
Semiz otu yapraklarını iyice yıkayıp süzülmesi için kenara ayırın. Salatalıkları yıkayıp kabuğunu hiç soymadan çok ince cips kalınlığında dilimleyin. Sarımsakları ezin. Süzme yoğurdu çok az su ilavesi ile çırpın. Normal yoğurdu ekleyip bütün malzemeleri iyice karıştırın. Üzerini salatalık dilimleri ile süsleyip servis yapın.
NOT:
Salatalıkları çok ince dilimlemek için sebze soyacağı kullanın. Elde o kadar ince dilimlemek zor oluyor ama sebze soyacağı hem kolaylıkla dilimliyor hem de bütün dilimlerin kalınlığı aynı oluyor.
Süzme yoğurt kullanmanız şart değil ama kesinlikle süzme yoğurtla yapılan salata daha pürüzsüz,kıvamlı ve lezzetli oluyor.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!

DOLMA İÇİ ÇORBASI:))

Yine bir değerlendirme projesi:)) Rahmetli annem çok becerikli bir kadındı....Hiçbir şeyi ziyan etmemeye çalışır. Yeni yeni şeyler üretirdi. Buda onun artan dolma içlerinden yaptığı benim bayılarak yediğim bir çorba...Ramazan günü insanın ne elinin nede gözünün ölçüsü olmaz ya ben hep fazla kaçırırım dolma harcını. Hep biberler biter harç kalır. Sorun değil hemen poşete koyar dondurucuya kaldırırım. Aradan birkaç gün geçincede bu çorbayı yaparım. Sizde bir deneyin belki seversiniz.....

MALZEMELER:
1 kase kıymalı dolma içi
1,5 çay bardağı kırmızı mercimek
2 yemek kaşığı tel şehriye
1-2 yemek kaşığı salça
Sıvıyağ
Tuz
Karabiber
Nane
Yeterince su
YAPILIŞI:
Tencereye sıvıyağ ile salçayı koyup iyice kavurun. Naneyi ekleyip biraz daha kavurun. Dolma harcını ilave edin .Mercimeği ekleyin. Yeterince su ekleyip pişmeye bırakın. Mercimek ve pirinçler iyice pişince tel şehriyeyi ilave edin. Tuz ve karabiberini ekleyip ocağı kapatın. Sıcak sıcak servis yapın.
NOT:
  1. Dolma harcı çiğ olarak hazırlanan harçtan olmalı.
  2. Kıymalı dolma harcı ile daha da lezzetli oluyor.
  3. Çorbanın kıvamını arzunuza göre ayarlayın ama ben oldukça koyu kıvamlı güzel olduğunu düşünüyorum.
  4. Çorbanın tadı ezogelin çorbaya benziyor ama kıymalı olunca sanki daha da lezzetli oluyor.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!!

Monday, August 23, 2010

OĞMAÇ ÇORBASI (KURUFASULYE ÇORBASI)

    Malum ramazan ayı çorbasız olmaz....Bu benim çocukluğumdan beri çook severek yediğim bir çorbadır. Aslında rahmetli annemin birgün önceden artan kurufasülye yemeğini değerlendirmek için yaptığı bir çorbadır. Kurufasulye çook sevilen bir yemek olsada birkaç gün üst üste yenmez bıktırır ya insanı işte o zaman bu çorbayı yapın eminim seveceksiniz....
     Rahmetli babam bu çorba için bir hikaye anlatırdı. İçine hazırlanan hamur küçük küçük olmalıdır aslında. Hele pişirirken karıştırılmazsa kocaman hamur topları oluverir.... Adamın biri bir gün yemeğe misafir çağırmış. Evdede oğmaç çorbası varmış. Ama karısı bu çorbayı çok güzel yapamaz hamurları kocaman kocaman olurmuş. Adamda karısı misafire rezil omasın diye ben büyük büyük sevdiğim için hanım böyle yapar demiş. Karısı hemen atlamış aaa tencerede daha büyükleri de var...:))

      MALZEMELER:

      1 Su bardağı haşlanmış kurufasülye
      1 adet kurusoğan(Bütün olarak kullanılacak)
      2 yemek kaşığı salça
      2-3 yemek kaşığı un
      Yarım çay bardağı kadar su
      2-3 yemek kaşığı sıvıyağ
      Tuz
      Karabiber

      YAPILIŞI:
Evde önceden kalmış fasulye yemeğiniz varsa ona biraz daha su ,salça ve sıvıyağ ekleyerek ocağa koyun. Hazırda yemeğiniz yoksa haşlanmış kurufasulyeyi,bütün haldeki soğanı,salçayı,sıvıyağı,tuzu ekleyip ocağa koyun. Soğanı piştikten sonra içinden alın. Diğer yanda ayrı bir kap içine unu koyun üstüne azar azar su serperek parmak uçlarınızla yogurun. Öyle bütün bir hamur topu olmayacak küçük küçük iplikçikler sarkacak şekilde olacak. Bir nevi şehriye gibi yani. Küçük hamur parçacıkları elde edeceksiniz. Bu hamuru yavaş yavaş kaynayan fasulyeye ilave edin. Sık sık karıştırarak hamurlar pişine kadar pişirmeye devam edin. Çorba piştikten sonra bol karabiber ilavesi ile servis yapın.
            AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!

Monday, August 16, 2010

KIYMALI-PATATESLİ MUSKA BÖREĞİ

Uzun zaman olmuş bu resmi çekeli ama yayınlamamak olmaz di mi:)) Aslında sabah kahvaltısı için hazırlamıştım...Ramazanda da neden olmasın....Belki bir ara sıcak belki de sahur kahvaltısına...
MALZEMELER:
2 adet yufka
150 gr kıyma
2 adet patates
1 adet kurusoğan
Tuz
Karabiber
İÇ HARCI İÇİN:
1 çay bardağı süt
Yarım çay bardağı sıvıyağ
1 yumurta akı
ÜZERİ İÇİN:
1 adet yumurta sarısı
Susam ya da çörek otu
YAPILIŞI:
Kurusoğanı yemeklik doğrayın. 2 yemek kaşığı sıvıyağ ile iyice pembeleşene kadar kavurun. Kıymayı ekleyip kavurmaya devam edin. Küçük küpler halinde doğradığınız patatesleri de ekleyip ara sıra karıştırarak pişirin. En son tuzunu ve karabiberini ekleyip ocağı kapatın. İç harcı soğuması için kenara ayırın. Bir kapta yumurta akı,süt ve sıvıyağı çırpıcı yardımıyla iyice karıştırın. Yufkaları tezgahınıza açın.Dört parmak kalınlığında ince uzun şeritler kesin. Bu şeritlere fırça yardımıyla sıvı karışımdan sürüp iç harcını koyun ve muska şeklinde katlayın. Böreğin kalınlığının yeterli oldugunu düşündüğünüzde şeritleri kesebilirsiniz. Yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine yerleştirip üzerine yumurta sarısı sürün. Susam serpip önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında üstü kızarana kadar pişirin.

Afiyet Olsun!!!!!!!!!!!!!!!


Monday, August 9, 2010

GERİ DÖNDÜM!!!!!!!!!!

Ne kadar uzun zaman olmuş. Şimdi özlediğimi anlıyorum şu satırları yazarken. İyiki kapatmamışım blogumu diyorum için için:)) Bir ara yoğunluktan yazamadım. Galiba iki çocukla uğraşıp bir de çalışmak ağır geldi bana....Daha sonrasında çöken pc ye format atarken yanlışlıkla D ye de format atınca gitti bütün resimlerim. İnternetten programlar indirip tarattım inanamazsınız ama 14.000 küsür resim buldu. Her resimden onlarca :)) Günler sürdü ayıklama işleri...Tabi bütün bunlar benim acemiliğimden oldu büyük olasılıkla ama...İşte bu zamanlarda yayınlanmayı bekleyen resimlerimi bulamadığımı zannedip vazgeçtim yazmaktan. Sözde vazgeçiyorum ama ne yapsam resmini çekip düzenlemeden de bırakmıyorum:)) Galiba kıyamıyorum bloguma .....Velhasıl kelam bloguma devam etmeye karar verdim. Eğer beni unutmadıysanız ziyaretlerinizi ve güzel yorumlarınızı bekliyorum.

Saturday, October 31, 2009

SALATALIK TURŞUSU

Artık turşu zamanı geçmedi mi dediğinizi duyar gibiyim. Doğru geç kaldım ama hem işyerim hemde evim aynı zamanda taşınınca 4 hafta kadar internet bağlantısız yaşamak zorunda kaldım ve bütün kış hazırlıklarım geç kaldı. Arşivde yer alması için yayınlamak istedim. Hem mutlaka seneyede lazım olacak dimi yani:)) Rahmetli annemden öğrendiğim turşu metodu. Şimdiye kadar hiç şaşmadı. Hatta yaz başında turşu suyunu bolca hazırlayıp cam kavonozlarda saklıyorum. İçine konacak sebzeleri aldıkça hazır turşu suyumu kullanıyorum:)) Neden derseniz mutlaka kaynamış soğumuş su kullandığım için en azından soğuma aşamasını önceden halletmiş oluyorum:))
MALZEMELER:
İstediğiniz kadar turşuluk salatalık
1 baş soyulmuş sarımsak
1 lt turşu suyu için 5 silme yemek kaşığı turşu tuzu
1 lt turşu suyu için 1 çay bardağı sirke
1 avuç nohut
1 yemek kaşığı toz şeker
YAPILIŞI:
Salatalıkları suya koyup bir süre aralarındaki çamurların çıkması için bekletin. İyice yıkayıp bir kenara alın. Sarımsaklarınız soyulmamışsa dişlerine ayırıp su dolu bir kapta bekletin ki kabukları kolay soyulsun. Turşu için kullanacağınız suyunuzu iyice kaynatıp soğuması için bir kenarda bekletin. Nohutları yıkayıp kenara alın. Kavonozun içine salatalıkları ara sıra sarımsak ve nohut ekleyerek sıkı sıkı yerleştirin. Ayrı bir kapta soyuyan suya toz şeker,tuz ve sirkeyi koyup eriyene kadar karıştırın. Eğer tuzunuz şu kolay erimeyen tuzlardansa onu sıcak su içinde eritin. Hazır olan turşu suyunu salatalıkların üstünü örtene kadar kavonoza doldurun. Üzerine bir ağırlık yada bu iş için satılan plastik parçayı koyup kavonozu kapatın. Serin ve karanlık bir yerde saklayın.
Nohut turşu suyunun daha berrak olmasını sağlıyormuş. Rahmetli annem öyle söylerdi.
Şeker turşunuzun daha çabuk olmasını sağlıyor. Sirkeyi çok sevenlerdenseniz damak tadınıza göre sirke ve sarımsak ekleyebilirsiniz. Salatalıklar renk değiştirip sarımsı olduğunda turşunuz olmuş demektir. Eğer daha çabuk olmasını istiyorsanız sıcak su kullanın.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!

Monday, September 28, 2009

KİVİ MARMELATI

Bu tarif hiç bildiğim birşey değildi aslında. Evde kalan iki adet iyice olgunlaşmış kivi bu marmelata sebep oldu. İyi mi oldu derseniz bence iyi oldu. En azından görüntüsü çok hoş oldu. Tadına bakanlarda beğendiğine göre yayınlamaya layık bulundu vee karşınızda kivi marmelatı :))) Yaptıktan sonra nette biraz araştırdım daha önce kivi reçeli ve marmelatı deneyenler çok olmuş ama benim ilk defa yapıp ilk defa tattığım bir lezzet. Kavanozlar dolusu yapmasamda evde çeşit olsun,masaya renk katsın diye her sene bir kavanoz yapacağım bir marmelat tarifi olarak atasofrası menüsüne eklenmiş oldu......
MALZEMELER:
İstediğiniz kadar kivi(olgunlaşmış)
Toz şeker(Miktarı aşağıda belirtilecek)
Birkaç damla limon suyu
1 çay kaşığı tereyağ(çok köpüklenmemesi için)
YAPILIŞI:
Olgunlaşmış kivileri yıkayıp kabuklarını soyun. Üzerinde küçük kıllar kalmışsa tekrar yıkayıp iyice süzdürün. Rendenin kalın tarafı ile rendeleyip bir kaba koyun ve miktarını belirleyin. Rendelenmiş kiviyi tencereye boşaltın. Aynı ölçüde toz şekeri ve bir çay kaşığı tereyağı ekleyip ocağa koyun. Şeker eriyip kivi ile iyice karışınca ara sıra karıştırarak pişirin. Buzdolabında soğuttuğunuz çay tabağına marmelattan küçük bir parça damlatın. Tabağı çevirdiğinizde yavaş yavaş aşağı akıyorsa marmelatın kıvamı olmuştur. Unutmayın soğuduğunda ve dolaba konduğunda daha da koyulaşacak. En son birkaç damla limon suyu damlatıp bir taşım daha kaynatın. Kaynar durumdayken temiz kavonoza koyup kapağını sıkıca kapatın. Temiz bir bezin üzerine kavonozu ters çevirerek bir gece bekletin. Bu şekilde vakumlanan kapak sıkıca kapanacak ve bütün sene reçeliniz bozulmadan durabilecektir.
AFİYET OLSUN !!!!!!!!!!!

Monday, September 14, 2009

TARHANA YAPIMI

Rahmetli annemden öğrendiğim ev tarhanası...Aslında evde birsürü tarhanam vardı bu sene. Ama küçük oğlum artık kocaman bir adam oldu ve tarhana yemesi gerekiyor:)) Evdeki bütün tarhanalar ya acı ya da baharatlı olunca bende oğlum için acısız bir tarhana yoğurdum. Bu sayede az yapmak isteyenler içinde ölçü elde etmiş oldum. Bu ölçülerden 2,5 kilo kadar tarhana çıktı. Siz isterseniz ölçüleri arttırıp azaltabilirsiniz.
MALZEMELER:
2 adet domates
2 adet kırmızı biber
2 adet çarliston biber
1 adet kurusoğan
1 kase haşlanmış nohut
1 kase süzme yoğurt
Aldığı kadar un
YAPILIŞI:
1- Nohutları bir gece önceden suya koyup bekletin. Ertesi gün haşlayıp suyunu süzün. Bütün sebzeleri iyice yıkayıp temizleyin.
2-Sebzeleri iri parçalar halinde doğrayın. Üzerine 1,5 su bardağı su ekleyip ocağa koyun.
3- Sebzeleri iyice yumuşayıncaya kadar pişirip ocaktan alın.
4-Haşlanmış olan nohuta pişen sebzeleri ekleyip rondodan geçirin. Bu aşamada ince tel süzgeçtende geçirebilirsiniz. Ama ben sebzelerin kabuklarını atmak istemediğim için rondodan geçiriyorum. Merak etmeyin daha sonra bu kabuklar çorbanın üstünde yüzmüyor çünkü çok uzun aşamalardan geçeceği için görünmez hale geliyorlar.
5-Rondodan geçen sebzelerle koyu bir püre elde edin.
6-Bu püreye süzme yoğurt ekleyip elinizle iyice karıştırın.
7-Püreye aldığı kadar un ekleyip sertçe bir hamur elde edin. Bu hamuru büyükçe bir kaba koyup üstünü bezle yada kapakla örtün. Bu şekilde yaklaşık 5-7 gün kadar bekleyecek. Ne kadar uzun süre beklerse o kadar ekşi bir tarhana elde edersiniz. Bu süre zarfında tarhananız mayalanacağı için çokça kabaracak. Hergün sabah akşam yumruklarınızla tarhanayı yoğurup içindeki havayı çıkarmanız gerekiyor. Tarhananın kabarması durup güzel bir tarhana kokusu duyduğunuz zaman olmuş demektir.
1-Mayalanması biten tarhanayı elinizle yada bir kaşık yardımıyla küçük parçalara bölüp temiz bir bez üzerine yayın. Oda ısısında direk güneş görmeyen havadar bir yerde ara sıra önünü arkasını çevirerek kurutmaya çalışın.
2-Elinizle ufaladığınızda parmaklarınıza yapışmıyorsa hamurları biraz daha ufalayın. Bu işlem daha kolay kuruması ve rondodan geçirirken kolaylık olması için.
3-Biraz daha kuruyan tarhananızı daha da küçültüp ara sıra karıştırarak kurutmaya devam edin.
4-İyice kuruyan tarhanayı rondodan geçirerek temiz bir bez üzerine yayın. Gelip geçtikçe karıştırarak iyice kurumasını sağlayın.2-3 gün oda ısısında kurutup cam kavonozda yada bez torbalar içinde saklayın. Sakarya çok nemli olduğu için ben cam kavonozda saklıyorum. Bu şekilde uzun süre dayanıyor.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!

Wednesday, September 9, 2009

ÜMMÜŞ ÇORBASI

Neden Ümmüş çorbası derseniz. Tarifi arkadaşım Ümmüş'den aldım:)) Oda bir iftar yemeğinde yemiş ve çok beğenince tarifini alıp denemiş. Anlatınca hemen denemeliyim dedim. Çünkü yapımı ilginç,kendisi lezzetli ve özellikle çocuklar için besleyici bir çorbaydı. O akşam denedim ve ailece bayılarak yediğimiz bir çorba oldu bizde adını Ümmüş çorbası koyduk:)) Aslında her zaman yaptığımız yoğurt çorbası malzemeleri ama yapım aşaması değişik. Zaten dikkatimi çeken de o olmuştu. Eğer yoğurt çorbası yaparken kesilmesinden şikayetçi iseniz birde bu pişirme yöntemini deneyin. Kesinlikle kesilme diye bir risk yok. Çorba adeta kadife görünümünde,pürüzsüz ve oldukça kıvamlıydı. Deneyin pişman olmazsınız.
MALZEMELER:
3 adet tavuk baget
2 avuç erişte
2,5 su bardağı yoğurt
2 yemek kaşığı tepeleme un
1 adet yumurta
1-2 yemek kaşığı tereyağ
Kırmızı pul biber
YAPILIŞI:
Tavuk bagetleri iyice yıkayıp su ile haşlanmaya bırakın. İyice pişince etleri tencereden alıp içine erişteyi koyup pişmeye bırakın. Ayırdığınız tavuk etlerini derilerini ayırdıktan sonra küçük küçük didikleyin ve kaynayan erişteli tavuk suyuna ekleyin. Diğer yanda yoğurt,yumurta ve unu başka bir tencereye koyup iyice çırpın. Hiç su eklemeden ocağa koyup sürekli karıştırarak pişirin. Sakın korkmayın yoğurt kesilmiyor aksine muhallebi gibi kıvamlı bir şekilde pişiyor. Yoğurt ocakta fokurdamaya başlayınca kaynayan tavuk suyundan ilave edip sulandırın. Diğer tenceredeki malzemeleride üstüne ekleyip karıştırarak pişirin. Erişteler pişince çorbanız hazır demektir. Çorba oldukta koyu kıvamlı oluyor. Zaten özelliği buymuş. Ama siz nasıl yemek isterseniz ona göre tavuk suyu ekleyebilirsiniz. Üstüne kızdırılmış kırmızı biberli yağ dökerek servis yapın.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!

Wednesday, August 5, 2009

ELMALI TURTA

Uzun uzun aralar veriyorum farkındayım ama hayat öyle hızlı geçiyor ki benim için yetişemiyorum artık desem yeridir. İşe başlayınca eve döndüğüm her saniye evime ve çocuklarıma vakit ayırmaya çalışınca ve herşey düzeninde gitsin bozulmasın diye uğraşınca bazı şeyler ikinci plana ister istemez atılıyor galiba. Bende yeni şeyler deneyemeyince bari arşivimde bekleyen tarifleri yayınlayayım dedim. Tarif Emine Beder'e ait. Bu tarifi yıllardır yaparım ve ev ahalisinin bayılarak yediği her misafirimin önüne korkmadan çıkarabildiğim bir turtadır. Üstelik birkaç gün bayatlamadan saklanabilir. Bu ölçülerle büyük boy fırın tepsisine göre oluyor ama siz o kadar çok istemezseniz yarım ölçü hazırlayıp 28 cm lik kelepçeli kek kalıbında da yapabilirsiniz. Bu şekilde daha güzel bir görünümü oluyor.
MALZEMELER:
Hamuru için:
2 adet yumurta
1,5 su bardağı toz şeker
1 paket margarin yada tereyağ(oda ısısında)
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un(Ele yapışmayan kurabiye hamuru kıvamında bir hamur olacak)
İç harcı için:
6 adet orta boy elma
Yarım su bardağı toz şeker
1 su bardağı iri dövülmüş fındık yada ceviz içi
1 tatlı kaşığı tarçın
Üzerine serpmek için:
Pudra şekeri
YAPILIŞI:
İlk önce elmaları iyice yıkayıp kabuklarını soyun. Hızlıca rendeleyin ve içine toz şekeri ekleyip ocağa koyun. Renk değiştirip koyulaşana kadar pişirin. Ateşten alıp içine fındık ve tarçını ekleyip iyice karıştırın. Soğuması için bir kenara alın. Diğer bir kapta hamur malzemelerini iyice yoğurarak hamuru hazırlayın. İki parçaya bölün. Bir parçasını ceviz büyüklüğünde parçalara ayırıp dondurucuya kaldırın. Ayırdığınız diğer parçayı elinizle yağlanmış kabın içine bastırarak yayın. Ne kadar ince olursa o kadar güzel oluyor. Soğuttuğunuz harcı hamurun üstüne yayın. Dondurucuda bekleyen parçaları tek tek alarak harcın üstüne rendenin kalın tarafı ile rendeleyin. Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında üstü kızarana kadar pişirin. Soğuduktan sonra pudra şekeri serperek dilimleyip servis yapın
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!

Monday, May 25, 2009

KAYNANA BOĞAN KURABİYE:)))

Şimdi diyeceksiniz ki aylarca evde yatıp böyle kötü planlar mı yaptın :)) Yok çok şükür öyle bir çabam. Zaten herkesin bildiği nişastalı kurabiye ama bu ad çok yakıştığı için böyle yayınlamak istedim. Nişastayı sevenler için güzel bir lezzet. Ama servis ederken yanında içecek birşey ikram etmeyi unutmayın yoksa adına layık bir kurabiye oluverir:))
Tarif tarif defterinden Hülyalı adlı üyeye ait. Kendisine teşekkür ediyorum.
MALZEMELER:
400 gr mısır nişastası
1 su bardağı un
1 su bardağı pudra şekeri
1 paket vanilya
2 yumurta
250 gr tereyağ yada margarin(eritilmiş)
YAPILIŞI:
Bütün malzemeleri ekleyip ele yapışmayacak şekilde hamur yoğurun. İstediğiniz gibi şekil verip yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine dizin. Önceden ısıtılmış 150 derecelik fırında 30-35 dakika ya da fırınınızın özelliğine göre kontrol ederek beyaz kalacak şekilde pişirin.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!